ARTVİNGeri
Şehir merkezinin nüfusu 24.468 kişi,köylerinin nüfusu ise 8.517 kişidir. Artvin, ili ikiye bölen Çoruh nehri, dik yamaçlı uzun vadileri, 3900 metreye kadar yükselen birbiri ardına sıralanmış yüksek dağları, balta girmemiş doğal ormanları, yüksek dağların doruklarında Krater gölleri, Karagülleri, yeşil yaylaları, fauna ve flora zenginliği, tarihi kilise, kale ve kemer köprüleri, geleneksel mimarisi ve festivalleri ile çeşitli turizm değerlerini içinde barındıran otantik bir turizm beldesidir.

Kaçkar ve Karçal dağlarında yapılan dağ tırmanışları, bölgenin değişik yörelerinde doğal güzellikler içinde bulunan trekking parkurlarında yapılan doğa yürüyüşleri, Çoruh Nehri ve Barhal çayında yapılmakta olan rafting, katamaran ve kano gibi akarsu sporları Artvin'in turizm çeşitliliğini zenginleştirmektedir. 4. Dünya Akarsu Sporları Şampiyonası 1993 yılında Çoruh nehrinde yapılmıştır.

Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Artvin, dar bir alan içinde engebeli arazi üzerine yerleştirilmiştir. İl toprakları 40-35 sn. ve 41 C 32 sn. kuzey enlemleri ile 41 C 7 sn. ve 42 C sn. doğu boylamları arasında yer alır.

Karadeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan Artvin'in; doğu ve güneydoğusunda Ardahan, güneyinde Erzurum, batısında Rize, kuzeybatısında Karadeniz, kuzeyinde Gürcistan Cumhuriyeti bulunmaktadır.

İl topraklarının %95’i ormanlarla kaplıdır. Orman ve ağaç türleri bakımından Türkiye’nin en zengin yerlerinden biridir. Artvin topraklarının büyük bir bölümü sarp ve geçit vermeyen dağlarla kaplanmış, bu dağlar kimi yerde daralıp kimi yerde de genişleyerek uzanan Çoruh vadisi ile iki bölüme ayrılmıştır. Mevcut yüzey şekillerinden dolayı “ova” olarak nitelendirilebilecek düzlükler görülmezken, yörede “Karagöl” adıyla anılan küçük göllere sıkça rastlanır. Bu göllerin ekseriyeti buzul vadilerin diplerinde oluşmuş müren, buzul ve set gölleridir.

Dağlar:
İl topraklarının büyük bir bölümü sarp ve geçit vermeyen dağlarla kaplıdır. Bu dağların başlıcalarını, Arvin-Rize ve Erzurum illeri sınırlarının birleştiği nokta olan Kaçkar Dağı, Artvin-Rize il sınırında bulunan ve Doğu Karadeniz dağlarının uzantısı olan Kükürt dağı, Borçka ilçesinin doğusunda bulunan Karçal sıradağları ile Ardanuç ilçesinde bulunan Yalnızçam ve Çadır dağları oluşturmaktadır.

Ovalar:
Artvin, arazi bakımından genel olarak dağlık olup, il genelinde Arhavi ve Hopa kıyı şeridindeki düzlükler dışında ova mevcut değildir.

Yaylalar:
Yaylalar, il topraklarının yaklaşık %51'ini kaplar. Artvin'de halk ekonomisi, coğrafyasının doğal sonucu olarak hayvancılığa dayanmakta iken, günümüzde bu faaliyet gerilemiş durumdadır. Buna rağmen yaylalar, bazı vatandaşlar için geleneksel üretim şekillerinden biri olan hayvancılık, bazıları için de sayfiye yeri olarak önemini korumaktadır. Geleneksel yayla mimarisi ahşaptandır. Yusufeli yaylalarında ise taş mimarinin güzel örnekleri görülür.

Vadiler:
Artvin topraklarındaki akarsular, geçtikleri yerlerde dar ve derin vadiler oluşturmuşlardır. Artvin'de bulunan vadilerin en önemlisi Çoruh Vadisidir. Genellikle dar ve derin boğazlar halinde ilerleyen bu vadinin Artvin ili sınırları içerisindeki uzunluğu yaklaşık 150 km'dir. Çoruh Vadisi, Artvin il sınırları içinde, Yusufeli ilçesinden başlar; Merkez ilçeden ve Borçka ilçesinden geçerek Gürcistan sınırlarında, Muratlı bucağı yakınında son bulur.

Akarsular:
Artvin'deki en büyük akarsu Çoruh Irmağı'dır. İl topraklarında irili ufaklı çok sayıda dere ve çay da bulunmaktadır. Üzerinde 7 büyük baraj projesi uygulanan Çoruh Nehri dışında ilin başlıca akarsuları ise; Murgul Deresi, İçkale Deresi, Deviskel Deresi, Ardanuç Deresi, Berta Deresi Klaskur Deresidir.

Göller:
İl sınırları içinde 30'a yakın akarsu ve çok sayıda doğal göl vardır. Bunların çoğu buzul vadilerinin diplerinde oluşmuştur ve genellikle Karagöl adıyla anılır. Önleri moren yığınıyla dolu olan bu göller derindir. Çoğunda bol alabalık bulunan ve doğa harikası olan bu göllerin en önemlileri Şavşat ve Borçka'da bulunan ve Karagöl adıyla anılan göllerdir.

İklim:
Artvin'de iklim, yeryüzü şekillerinin özellikleri nedeniyle bölgelere göre çeşitlilik göstermektedir. Kıyı kesimlerinde ılık ve yağışlı bir iklim tipi egemendir. Buna karşın, İl'in iç bölgelerine doğru, yüksek kesimlerde kışlar sürekli ve bol karlı, yazlar serin geçer. Çoruh Vadisinin derin tabanında, kıyıya oranla daha az yağışlı, kışları sert olmayan bir iklim tipi vardır.

Bitki Örtüsü ve Doğal Hayat:
Artvin İli doğal yapısı nedeniyle endemik bitki topluluklarının bulunduğu bir bölgedir.

Topraklarının %55'i ormanlarla kaplı olması ve ormanlarda yaşayan yabani hayvanların çeşitliliği Artvin’deki av turizmi potansiyelini oluşturmaktadır. Bu avlaklar arasında; ayı, dağ keçisi, yaban domuzu, kurt, tilki, çakal, keklik, bıldırcın ve doğal alabalık gibi av hayvanları önemli bir potansiyel teşkil etmektedir.

Geçmişte Çoroksi, Çorok, Kollehis ve Klarceti, Osmanlı Döneminde ise Livane olarak bilinen Artvin’in bu ismini nereden aldığı ve hangi tarihten itibaren kullanıldığı tam olarak bilinmemektedir. İlk adları Çoruh Irmağı ile ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Artvin’in tarihsel geçmişi Şavşat’ın Meşeli ve Yusufeli’nin Demirköy yakınlarında bulunan bakır baltalara dayandırılarak M.Ö. 3000’li yıllara “Tunç Çağı” na indirgenmektedir. M.Ö.4. Yüzyılda bölgeden geçen Ksenophon’a göre Artvin ve çevresinde Kolkhlar, Makaronlar ve Taoklar gibi birçok kavimlerin yaşadığı doğrulanmaktadır. M.Ö.1.yy'da yaşayan Çoğrafyacı Strabon Roma’nın Anadolu’daki hakimiyeti sırasında Artvin ve yöresinin yerel krallıklar hakimiyetinde olduğunu belirtmektedir. Bundan sonra Aksaklı ve Sasan yönetiminde kalan Artvin, Ortaçağ dönemi ile birlikte Bizans’ın himayesinde Bagratlı Krallığı’nın yönetiminde kalmıştır. 1015 tarihi itibari ile başlayan Selçuklu Seferleri 12.yy'da Saltuklularla pekiştirilmeye çalışılmıştır. Moğol istilasının ardından İlhanlılar’ın kontrolünde Çıldır Atabeklerinin yönetiminde Timur, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevi gibi Türk devletlerinin himayesinde bulunmuştur.

Yavuz Sultan Selim zamanında başlayan Osmanlı Egemenliği, Kanuni Sultan Süleyman dönemi Erzurum Beylerinden İskender Paşa’nın 1551’de Atabekler’in başkenti durumundaki Ardanuç Kalesini fethetmesi ile tamamlanmıştır. Osmanlı döneminde Hopa ve Borçka; Trabzon’a, Artvin, Ardanuç ve Yusufeli; merkezi Ahıska olan Çıldır Eyaleti’ne bağlı olarak yönetilmiştir. 1828’de Osmanlılar’ın Ruslar’a yenilmesi sonucu Çıldır kaybedilince buraya bağlı birimler Erzurum Eyaleti’ne dahil edilmiştir. 1877-1878 Savaşı sonucunda 3 Mart 1878’de imzalanan Ayastafanos Anlaşması gereği o zaman Batum Liva’sına bağlı Artvin, Ardanuç, Borçka, Şavşat ve Hopa’nın Kemalpaşa bucağı savaş tazminatı olarak Ruslar’a terkedilmiştir. 3 Mart 1918’de imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması gereğince Ruslar Artvin topraklarından çekilmişlerdir. Peşine İngilizler’in ve Gürcüler’in geçici işgalleri olmuşsa da T.B.M.M.’nin girişimleri sonucu 23 Şubat 1921’de Artvin Anavatana kavuşmuştur. 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması ile bu durum kesinlik kazanmıştır.

7 temmuz 1921’de sancak olarak kurulan Artvin, 24 Nisan 1924’de İl’e dönüşmüştür.

İl merkezi; Osmanlı Devleti sınırları dahilinde olduğu 1878 yılına kadar Trabzon vilayetine bağlı Batum Sancağı’nın “Livana Kazası” merkezi olarak kalmıştır.

Merkez ilçeye bağlı 36 köy bulunmaktadır.


 

 

Şavşat, M.Ö.900-650 yılları arasında Urartu ve Kimmerler, daha sonraları sırasıyla Saka Türkleri, Romalılar ve Sasaniler’in egemenliği altına girmiştir. Yavuz Sultan Selim’in Trabzon Valiliği sırasında Rize ilinin Osmanlı topraklarına katılması sonrasında, Artvin, Ardanuç, Şavşat ve Borçka çevreleri de Osmanlı topraklarına katılmıştır. Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’dan ayrılması üzerine Şavşat, Ardanuç , Oltu, Tortum ve Artvin yeniden Osmanlı Devletinden ayrılmışlardır.
NELER YAPILABİLİR:
Cirit-Atlı Doğa Yürüyüşü Yapılabilir
Yayla Turizmi Yapılabilir
Tarihi Eserler Gezilebilir
Kampçılık Ve Karavan Turizmi Yapılabilir

Şehir merkezinin nüfusu 24.468 kişi,köylerinin nüfusu ise 8.517 kişidir. Artvin, ili ikiye bölen Çoruh nehri, dik yamaçlı uzun vadileri, 3900 metreye kadar yükselen birbiri ardına sıralanmış yüksek dağları, balta girmemiş doğal ormanları, yüksek dağların doruklarında Krater gölleri, Karagülleri, yeşil yaylaları, fauna ve flora zenginliği, tarihi kilise, kale ve kemer köprüleri, geleneksel mimarisi ve festivalleri ile çeşitli turizm değerlerini içinde barındıran otantik bir turizm beldesidir.
NELER YAPILABİLİR:
Avcılık Yapılabilir
Olta Balıkçılığı Yapılabilir
Yayla Turizmi Yapılabilir
Jeep Safari Yapılabilir
Kano (Dağ Sporu) Yapılabilir
Rafting Yapılabilir
Trekking-Dağ-Doğa Yürüyüşü Yapılabilir
Tarihi Eserler Gezilebilir
Kampçılık Ve Karavan Turizmi Yapılabilir

İlçede, M.Ö.VIII. yüzyılda sırasıyla Urartular, Sakalar ve İskit Türkleri, M.S. 75’ten sonra ise eski Oğuz kollarından olan Hazarlar, Barseller ve Bağratlılar yerleşmişlerdir. İlçe, 810 yıllarında Gürcü egemenliğine girmiştir. Anadolu Selçuklularının akınları sırasında yöreye Türklerin yerleştikleri görülür. Uzun yıllar Selçuklular’ın yönetiminde kalan Ardanuç, Moğol istilası sonrasında Moğollular’ın hakimiyetine girmiştir. İlçe, daha sonra sırası ile Timur, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve İran Safavi devletlerinin hakimiyetinde kalmıştır.
NELER YAPILABİLİR:
Cirit-Atlı Doğa Yürüyüşü Yapılabilir
Tarihi Eserler Gezilebilir

Artvin ve Borçka’nın da içinde bulunduğu bölgeye ilk yerlerşenlerin Orta Asyadan gelen “HURRİLER” olduğu yazılı kaynakların incelenmesinden anlaşılmaktadır. M.Ö 2000 yılından başlayarak Hurilerin yöreyi de içine alan geniş bir bölgede devlet kurdukları bilinmektedir. Daha sonra Urartuların Hitit İmparatorluğunun yıkılması ile Borçka yöresine kadar yayıldıkları, M.Ö 720-714 yılları arasında Kimmerler, M.Ö 655‘de Sakalar daha sonra da Arsaklıların egemenlik kurduklaraı çeşitli kaynaklarda yer almaktadır.
NELER YAPILABİLİR:
Olta Balıkçılığı Yapılabilir
Yayla Turizmi Yapılabilir
Arıcılık Yapılabilir
Kampçılık Ve Karavan Turizmi Yapılabilir

Hopa, 1490-1512 yıllarında Yavuz Sultan Selim’in Trabzon Valiliği sırasında Osmanlı Devletine katılmıştır.1509 yılında bugünkü sınırlar dışında Gönye kalesinin fethi ve Sancak haline getirilmesi ile Hopa bu Sancağa bağlanmıştır.Lala Mustafa Paşa tarafından 1578 yılında fetih sonucu Merkezi Ahıska olmak üzere Çıldır Eyaletinin kurulması ile bu eyalete bağlanan ilçe, 1829 yılında Çarlık Rusya’sı ile imzalanan Edirne Antlaşması sonucu Ahıska’nın bu ülkeye verilmesi sonrasında Trabzon eyaletinin bir sancağı olan Batum’a bağlanmıştır.
NELER YAPILABİLİR:
Jeep Safari Yapılabilir
Denize Gidilebilir
Kampçılık Ve Karavan Turizmi Yapılabilir

İlçenin ilk kuruluşu Erzurum sancağına bağlı 1879 yılında “Kiskim” (Alanbaşı Köyü) adı ile gerçekleştirilmiş, İlçe merkezi bir süre sonra Öğdem’e nakledilmiş, 1894 yılında da Ersis’e (bugünkü Kılıçkaya Beldesi) alınmıştır. İlçe merkezi 26 Haziran 1926 tarih ve 877 sayılı Kanunla tekrar Öğdem’e nakledilerek Artvin’e bağlanmıştır.1933 yılında Artvin’in ilçe olmasıyla Yusufeli İlçesi tekrar Erzurum’a bağlanmıştır.1936 yılında Merkezi Artvin olmak üzere kurulan o günkü adı ile Çoruh Vilayetine bağlanmış daha sonra 16 Şubat 1950 tarih ve 3531 sayılı Kanunla bugünkü yerine nakledilerek Yusufeli İlçe Merkezi haline getirilmiştir. İlçe, bugünkü adını 1912 yılında Dâhiliye Vekâletinin emri gereğince “Kiskim ve Keskin” isimleri karıştırıldığından Veliaht Yusuf İzzettin Efendinin ismine izafeten almıştır.
NELER YAPILABİLİR:
Cirit-Atlı Doğa Yürüyüşü Yapılabilir
Yayla Turizmi Yapılabilir
Rafting Yapılabilir
Tırmanma (Dağcılık) Yapılabilir
Kampçılık Ve Karavan Turizmi Yapılabilir

1877 yılından sonra Batum ve Gönye havalisinin Rusların eline geçmesinden sonra Arhavi, Trabzon iline bağlı olan Rize Mutasarrıflığı’na bağlanmıştır. Bu tarihlerde Hopa ve Fındıklı ilçeleri bucak olarak Arhavi'ye bağlı iken, 1900’lü yılların başında Hopa ilçe olmuş, Arhavi de bucak olarak Hopa'ya bağlanmıştır.
NELER YAPILABİLİR:
Arıcılık Yapılabilir

Murgul 10. yüzyılda Selçuklular tarafından fethedilmiştir. Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılan bu bölge 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbinde Rusların istilasına uğramıştır. 1918 yılında geri alınan topraklar Sevr antlaşması ile sınırlarımızın dışında kalmış, 1920'de tekrar Türk Topraklarına katılmıştır. 1935-1950 yılları arasında merkez Damar iken sonradan ilçe merkezi Murgul olmuştur.1966 yılında Göktaş olarak ismi değiştirilen ilçenin ismi 1987 yılında tekrar Murgul olarak değiştirilmiştir.
NELER YAPILABİLİR:
Arıcılık Yapılabilir

Yorum Ekle