HATAYGeri

Antakya yöresini çekici kılan ve tarihi boyunca göçlere açık olmasını sağlayan, yaşamı kolaylaştıran iklim koşulları ve verimli topraklarının yanı sıra Anadolu'yu Çukurova yoluyla Suriye ve Filistin'e bağlayan yolların kavşak noktasında bulunmasıdır. Ayrıca Mezopotamya'dan Akdeniz'e çıkmak için kullanılabilecek en uygun limanlar yine bu bölgededir. Hatay, inanç turizmi merkezleri, antik kentleri ve yaylalarıyla turizm potansiyeline sahip bir ildir.

Coğrafya


Hatay, Akdeniz Bölgesi'nin doğu ucunda Suriye ve Lübnan dağları arasındaki El Bekaa Vadisi'ni içine alan Gor Çukurluğu'ndan oluşan bir sınır ilimizdir. Kuzeyden Güneybatıya doğru uzanan Nur Dağları (Amanos) ve Kel Dağ ile Suriye platoları arasında kalan ilin verimli topraklarına sahip olan Amik Ovası, batıda şerit halinde uzanan bir kıyı ovasını oluşturur.

İlin başlıca akarsuları Asi, Karasu ve Afrin nehirleridir. İki tane sulama amacıyla kullanılan baraj bulunmaktadır. Birisi karasu üzerinde kurulmuş olan Tahtaköprü Barajı, diğeri ise Bohsin Çayı üzerinde kurulmuş olan Yarseli Barajı'dır.

Bitki örtüsü bakımından Ardıç, Meşe, Kayın, Kızılcık, Kavak, Çınar ağaçlarından oluşan geniş ormanlık alanların dışında Mersin, Defne, Kekik ve Lavanta bitkileriyle kaplı makilikler de bulunur.

Hatay'da Akdeniz iklimi hakim olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer.

Tarihçe

Yaklaşık olarak 2300 yıllık bir geçmişi olan Antakya'da ilk yerleşimin tarihi M.Ö. 8000'e kadar uzanır. Şehri İskender'in ölümünden sonra imparatorluğunu paylaşan komutanlarında Seleukos kurmuştur. Daha sonra Part, Sasani, Bizans, Abbasi Tolunoğulları, Aksitler, Hamdanogulları, Selçuklu, Haçlı ve Memluk egemenliklerine girmiştir. Şehir Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi sırasında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.1937'de bağımsız Hatay Devleti kurulmuş,1939'da Hatay Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlanmıştır.

İlkGeri12İleriSon
Hatay ve Antakya bölgesi, M.Ö. 333 yılında Büyük İskender ile Pers İmparatoru III. Dareios’un ordularının İssos kenti civarında yaptığı savaşla Makedon hakimiyetine girmiş olup, Büyük İskender’in ölümünden sonra komutanlarından Seleucus I. Nikator tarafından M.Ö. 300’lü yıllarda Antakya kenti kurulmuştur.
NELER YAPILABİLİR:
Tarihi Eserler Gezilebilir

Türkiye’nin en eski yerleşim merkezlerinden biri olan ilçe M.Ö. 305 yılında Seleucus Nicator tarafından Musa dağı eteklerinde deniz kıyısına uzanan alanda Antakya’nın bir liman kenti olarak kurulmuştur. İlk adı Seleucia Pieria’dır. M.S. I. yüzyılın ikinci yarısında kent Roma İmparatorluğu egemenliğine girmiştir. İki Roma İmparatoru Vespasianus ile Titus yöreden geçen derenin ve su akıntılarının liman dışına akıtılması amacıyla bir kanal yapmışlardır. Şu anda Titus Tüneli Kapısuyu Köyü Çevlik tatil yöresinde mevcudiyetini korumaktadır. İlçe daha sonraları İslam egemenliğine girmiş, sırasıyla Selçuklular, Fatımiler ile Memlüklerin egemenliği altında kalmıştır.
NELER YAPILABİLİR:
Yayla Turizmi Yapılabilir
Kampçılık Ve Karavan Turizmi Yapılabilir

İskenderun Büyük İskender’e izafe edilerek Milattan Önce 333 yılında kendisi ya da daha sonra Antigore tarafından Alexandirya ismi ile kuruldu. 9. yüzyıldan sonra “Küçük İskenderiye” denildi. 16. yüzyılın ilk yarısında Osmanlılara geçmiştir 1. Dünya savaşının bitmesi üzerine 9 Kasım 1918’de önce İngilizler tarafından işgal edilmiş, ardından 12 Kasım 1918 tarihinde Fransızlar tarafından denizden asker çıkarmak suretiyle işgal edilmiştir. 23 Temmuz 1939’da Hatay Devletinin Türkiye’ye katılmasıyla il olan Hatay Vilayetine, ilçe merkezi olarak bağlanmıştır.
NELER YAPILABİLİR:
Tarihi Eserler Gezilebilir
Denize Gidilebilir

Belen'in Kanuni devrinde kurulduğu, 1552 yılında Halep’le İskenderun arasında yeni yol aranırken şimdiki ilçenin bulunduğu yere Kanuni tarafından cami, hamam ve han yaptırıldığı ve buraya 250 derbentçi (geçit korucusu) yerleştirildiği bilinmektedir. 1770 yılında Adana Valisi Abdurrahman Paşa Belen’e daha çok nüfus yerleştirerek burasını bir kasaba haline getirmiş ve buraya Beylan adını vermiştir. 1885 yılında belediye teşkilatı kurulmuş, 11 Eylül 1991 tarihinde fiilen ilçe olmuştur.
NELER YAPILABİLİR:
Yayla Turizmi Yapılabilir

Altınözü 1516 yılında Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılmış ve Antakya vilayetine bağlanmıştır. I. Dünya Savaşından sonra Fransızların eline geçmiş ve 23 Temmuz 1939’da anavatana kavuşmuştur. 1945 yılında ilçe olmuştur. Mülki hudutlar içerisinde 4 belediye teşkilatı ile 41 köy bulunmaktadır. Altınkaya, Yiğityolu, Hacıpaşa ve Altınözü merkez beldelerinde belediye teşkilatı mevcuttur.
NELER YAPILABİLİR:
Tarihi Eserler Gezilebilir

Reyhanlı daha önceki tarihlerde İrtah adında küçük bir kasaba idi. 16. yüzyıldan itibaren göçebe olarak gelen Türkler bu kasabaya yerleşmişlerdir. 1855 yılında Rumeli’den Kafkas ve Kıbrıs göçmenleri getirilerek kasabaya yerleştirilmiştir. Daha sonra Reyhanlı ismini alan kasaba 1918 yılında Fransızlar tarafından ele geçirilmiş, bucak statüsü ile yönetilmiştir. 8 Temmuz 1938 yılında Fransız işgalinden kurtarılıp, Anavatana katıldığı yıl olan 1939 da ilçe olmuştur.
NELER YAPILABİLİR:
Termal Turizm Yapılabilir

İlçenin kuruluşu kesin olarak bilinmemektedir. Malazgirt zaferinden sonra 1082 yılında Türklerin eline geçmiştir.1909 yılında ilçe olmuştur. 11 Aralık 1918 tarihinde Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Milli mücadelenin başlatılmasındaki ilk kurşun 19 Aralık 1918 tarihinde Mehmet Kara (Kara Hasan Paşa) tarafından atılmış olup, işgale karşı çete savaşları ile direnilmiş ve 9 Ocak 1922 tarihinde ilçe kurtulmuştur. Anısına 1993 tarihinde İLK KURŞUN ANITI yaptırılmıştır. İdari yönden Adana iline bağlı olan ilçe, 7 Temmuz 1939 tarihinde Hatay iline bağlanmıştır.
NELER YAPILABİLİR:
Tarihi Eserler Gezilebilir

Kırıkhan’ ın tarihi M.Ö. 3000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Kırıkhan bölgesinde; Akad, Huri, Hitit, Asur ve Pers uygarlıklarına rastlanılmaktadır. Özellikle Alaybeyli Köyü ve civarında bu uygarlıklara ait buluntular mevcuttur. Hellenistik dönemin izlerini taşıyan Darbısak (Darb-ı Sak) Kalesi ile ova boyunca bir dizi halinde yer alan höyükler Kırıkhan’ın bir güvenlik ve haber alma merkezi olarak düşünüldüğünü ortaya koymaktadır. Halen tescilli 34 höyük mevcuttur. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Belen kazasına bağlı bir nahiye olan Kırıkhan, 1924 yılında ilçe merkezi olmuştur.
NELER YAPILABİLİR:
Yayla Turizmi Yapılabilir

Erzin’in Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasan arasında 1473 yılında yapılan Otlukbeli savaşından sonra doğudan gelen Türk boyları tarafından kurulduğu; adının da Orta Asya’da Tannu (Tanrı) dağları civarında bulunan (Tannu ola) Erzin şehrinin isminden geldiği sanılmaktadır. 1906 yılında Mutasarrıflık olmuş, ancak 1909 yılında bucak haline dönüştürülmüştür. Birinci dünya savaşından sonra Fransızlar ve Ermenilerin işgaline uğramış, dört yıl kadar bunların istilasında kalmış, 8 Ocak 1922 tarihinde istiklaline kavuşmuştur. Bu tarih ilçenin kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır. 11.07.1939 tarihinde de Adana’dan ayrılarak Hatay iline bağlanıştır. 1987 yılında çıkarılan bir kanun ile ilçe statüsüne kavuşmuştur.
NELER YAPILABİLİR:
Termal Turizm Yapılabilir
Yayla Turizmi Yapılabilir
Tarihi Eserler Gezilebilir

İlçenin tarihi milattan önceki yüzyıllara kadar uzanmaktadır. Bölgenin batısında bulunan Keldağ üzerindeki kilisede (Barlaam Manastırı) yapılan kazılarda üç medeniyete ait paralar bulunmuştur. Bu paraların; İyonyalılara , Romalılara ve Abbasilere ait olduğu tespit edilmiştir. İlçenin VII. ve VIII. Yüzyıllarda Abbasilerin elinde bulunduğu, IX. yüzyılda Avar Türklerinden Savcılar Aşiret Reisi Kasım Bey’in eline geçtiği bilinmektedir. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi dönüşünde ordusuyla birlikte burada konakladığı bilinmektedir.

İlkGeri12İleriSon
Yorum Ekle