Naxos (Nakşa) AdasıGeri
Naxos, 400 kilometrekarelik yüzölçümüyle Kiklad Adalar grubunun en büyük, ve en verimli topraklara sahip adasıdır. Ada’da zeytin, turunçgiller, mısır ve patates yetiştirilir. Yeşillik, keçi yetiştirmek içinde elverişli bir ortam oluşturur, böylelikle Ada, kendi meyve, sebze ve peynirini karşılayabilecek durumdadır. Naxos diğer Adalar’a göre daha fazla yükseltiye sahiptir; 1010 metrelik Zeus Dağı tüm Kiklad Adalar grubu içinde en yüksek tepedir. Dağları ve yemyeşil vadileriyle Naxos, en güzel manzaralara sahip olan adalardan biridir. Ada, Mykonos, Santorini ve çok yakındaki Paros kadar olmasa da popülerdir ve bu yanıyla sakin ve dinlendirici bir tatil arayanların ihtiyaçlarına cevap verir. Naxos’a gemiyle gelenlerin (Ada’da bir de havaalanı mevcut) limana yanaşırken gözüne çarpan ilk şey ‘büyük kapı’ anlamındaki Portara olur. Milattan önce altıncı yüzyıldan kalma bu büyük kapı, mitolojide geleceği gören Güneş Tanrı Apollon’un tapınağının günümüze kadar ulaşabilmiş tek kalıntısıdır. Naxos, mitolojide Ariadne ve Thesusus hikayesiyle yer alır. Kahraman Thesus’a aşık olan Girit Kralı’nın kızı Ariadne, Thesus’un evlilik vaatlerine kanarak onu hapsedildiği labirentten kurtarır. Fakat Atina’ya kaçarlarken Thesus Ariadne’yi Naxos’ta bir başına bırakarak terkeder. 

Naxos, Kiklad Adaları’nın en güzel ve en uzun plajlarına sahip adalarından biridir. Naxos Kasabası’nın yakınındaki Agios Georgios Plaji Ada’nın ana plajıdır. Çevresinde bir çok bar ve restaurant olan plaj uzun ve kumludur. Suyu uzun metreler boyu oldukça sığdır, dolayısıyla çocuklu aileler için mükemmel bir plajdır. Burada sörf yapmayı öğrenebileceğiniz veya katamaran kiralayabileceğiniz bir de su sporları merkezi vardır. Naxos Kasabası’ndaki Grotta Plajı şnorkelli dalış için uygundur. Naxos Kasabası’ndan kalkan feribotlarla 5km uzunluğundaki çıplaklar kampı Plaka, sörf yapılan Micri Viagla, 7km uzunluğundaki Kastraki gibi daha sakin plajlara da gitmek mümkündür. 

Naxos’ta güneş battığında partileriyle meşhur adalarda olduğu kadar büyük bir hareket olmaz, ancak yine de kanı kaynayanları diğer günün ilk ışıklarına kadar tatmin edecek sayıda bar ve diskoyu Ada’da bulmak mümkündür. Bunların merkezi liman şehri Naxos Kasabasıdır. 
10 metre boyundaki 2600 yıllık bu dev çıplak erkek heykelini,plajları ve tavernalarıyla aynı zamanda bir tatil beldesi de olan Apollonas kasabasında görebilirsiniz.
Ada’nın başşehri olan Naxos Kasabası’nın Bourgos adındaki bir kıyı yerleşimi, Kastro (kale) adındaki bir de tepe yerleşimi vardır. Kıyı alışveriş, postane, internet vs. gibi ihtiyaçlarınızı görebileceğiniz, kafeler, barlar, plajlar açısından tatminkar bir yer konumundayken, Kastro tarihseverleri çağırmaktadır. Ortaçağ’da Venedikliler’in dükalık kurduğu Naxos’un başşehri o zamanlar tepedeki Kastro imiş. Bu gün hala ortaçağdan kalma kalesi ile çevrili tepe yerleşime açık. Dönemeçli dar sokaklarında gezerken balkon ve bahçe kapılarından çiçekler sarkan Venedik evlerinin bir çoğunda ilk evsahipleriyle ilgili armalar görmek mümkün (eğer bu evlerin iç dekorunu merak ediyorsanız Venedikli Müzesi’ne uğrayabilirsiniz). Bu bölgede bir de eski bir okul binasında yer alan Arkeoloji Müzesi var. Erken Yunan ve eski Roma dönemlerinden objeler görebileceğiniz bu müze bir okulken, öğrencilerinden biri de dünyaca ünlü Yunan Edebiyatçısı Nikos Kazantzakis (Zorba the Greek’in yazarı) olmuş. Eğer 16.yüzyıl katedralininin çevresinde bir Pazar sabahı gezinti yaparsanız içeride ayin yapmakta olan koronun sesiyle çınlayan sokakta bir an için Ortaçağ’a gidip geldiğinizi sanabilirsiniz.
Yorum Ekle