AKSEKİ

Zaman zaman, yöre adı olarak Marulye ,Marala ve Akseki kelimeleri kullanıla gelmiştir. Bütün bu kelimelerin nereden geldiği bilinmemektedir. Böyle olmakla beraber, aşağıda sıralanan söylenti ve yakıştırmalar, hep bu kelimelerin çıkış yerini açıklamaya çalışır.
25-05-2012 00:48:10
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -
AKSEKİ -

AKSEKİ

Tarihi

Akseki'nin Adı

Zaman zaman, yöre adı olarak Marulye ,Marala ve Akseki kelimeleri kullanıla gelmiştir. Bütün bu kelimelerin nereden geldiği bilinmemektedir. Böyle olmakla beraber, aşağıda sıralanan söylenti ve yakıştırmalar, hep bu kelimelerin çıkış yerini açıklamaya çalışır.

A- Roma hakimiyetinin Akseki’yi de içine aldığını düşünürsek; Romalılar’da bir unvan ismi olan (MARO) kelimesiyle (Marulye, Marala, veye Marla) sözcükleri arasında ilgi kurmak mümkündür.

B- Osmanlı imparatorlugu sırasında, Marulye, küçük bir köy olup, etrafında kurulan pazara AKSEKİ PAZARI denildiginden, burası da aynı adla anılmıştır.

C- Fatih Sultan Mehmet zamanında, Fatih’te Akseki Kemallettin adında bir alim oturur. Padişah bu alimin taifesini o zaman nüfusu az olan Marlaya gönderir. İşte bu alimin ismine izafeten bu yöreye, AKSEKİ denir. (İstanbul'da bu fikri kuvvetlendirici bazı belirtileri görmek mümkündür. Zira Fatih Semti’nde Akseki Caddesi, Akseki Camii Sokağı ve Akseki Mescidi vardır. Ayrıca olay; Fatih zamanında Anadolu’yu Türkleştirme ve Müslümanlaştırma siyasetine de uygun düşmektedir.)

D- Eski bir söylentiye göre; bölgede çok ağa ve bey ile bunlara ait büyük at sürüleri varmış. Zaman zaman bu sürüler birbirine karışınca atları ayırmak bir mesele olurmuş. Yalnız, Akseki yöresindeki ağaların atlarının dört ayağı da sekili olduğundan bu bölgeye ait atlar hemen ayrılırmış. Bu beylerin ve atların ünü o kadar yayılmış ki bu atlar nerede görülürse görülsün Aksekili at olarak isimlendirilmiş, bundan dolayı bu bölgeye AKSEKİ denilmiştir.

E- Son anlatacağımız yakıştırma, Akseki kelimesini dil-bilim yönünden inceleyerek coğrafi yapı ile bağlantı kurar. Akseki sözcüğü birleşik bir kelime olup, takısız tamlamadır. Ak+seki kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Seki sözcüğü coğrafi bir terimdir. Merdiven basamakları gibi kademeli bir araziyi ifade eder. Yörenin doğal görünümü de beyaz kalkerli olduğundan bu beldeye AKSEKİ denilmiştir.

Batı Toroslar’ ın zirvesinde 1288 yılında kurulan Akseki İlçesi’nin tarihi, Roma İmparatorluğu dönemlerine kadar uzanmaktadır. O devirlerde Marla ( Marulya) gibi isimlerle adlandırılan İlçe, 1872’ ye kadar Akseki ismi ile Alanya’ ya bağlı iken daha sonra Antalya’ ya bağlanmıştır. Manavgat ve Seydişehir İlçelerinin kurulması sonucu birçok köy bu ilçelere bağlanmıştır. 1936 yılında Akseki’ye bağlı bir belde olan Gündoğmuş, 1990 yılında da İbradı ilçe yapılarak Akseki’ den ayrılmıştır.

Manavgat Irmağı’nın oluşturduğu büyük bir vadi ile Toroslar’ ın genel yapısına uygun engebeli ve dağlık görünüm arz etmektedir. Doğusunda Gündoğmuş ve Bozkır, batısında Manavgat ve İbradı , kuzeyinde Beyşehir ve Seydişehir, güneyinde Manavgat ve Gündoğmuş ilçeleri yer alır. Arazinin büyük çoğunluğu sedir, çam ve köknar ağaçları ile kaplı olup, yer yer Akdeniz tipik bitki örtüsü olan maki türü bodur ağaçlara rastlanmaktadır. İlçenin rakımı 1050 metredir. Yüzölçümü 2.083 km² olup, genel arazi dağılımı ise şu şekildedir:

Tarım Alanı..................................114.060 dekar
Çayır-Mera Alanı.........................176.500 dekar
Ormanlık ve Fundalık Alan.......1.309.020 dekar
Su Yüzeyi..........................................5.000 dekar
Tarım Dışı Alan............................478.420 dekar
TOPLAM YÜZEY.....................2.083.000 dekar

İlçe Akdeniz İklimi ve karasal iklimin etkisindedir. Yaz aylarında ısı +28 / 34°C , ilkbaharda +14 / 19°C , kışın -18 / 19°C arasında değişir. Ortalama yıllık yağış miktarı 1068,2 mm’dir. Ancak bu miktardan yaz aylarına düşen pay oldukça azdır. Yağışta görülen bu düzensizlik ve ekilebilir alanların azlığı nedeniyle tarımsal faaliyetlere az rastlanmaktadır.

İlçede 41 köy ve 6 belde mevcut olup, nüfusun büyük çoğunluğu İlçe merkezinde ve beldelerde yaşamaktadır. Köylerdeki, nüfus oranı düşüş göstermekte ve genellikle köy nüfusu yaşlı kişilerden oluşmaktadır.

Küçük aile yapısının görüldüğü İlçede ve köylerde akrabalık bağları kuvvetlidir. Halkın okuma - yazma oranı yüksek olup, okumaya, kültüre önem verilmekte, liseyi bitiren geçler kazandıkları taktirde üniversiteye devam etmekte, kazanamayanlar ise büyük şehirlerdeki akrabalarının yanlarına giderek ticaretle uğraşmaktadırlar. Merkezde ve köylerde kalanların çoğunluğu yaşlı nüfus olup, çiftçilikle uğraşmaktadır. Bunun yanında halkın dayanışma duygusu birleştirici rol oynamakta, her köyde mevcut bulunan yardımlaşma dernekleri, köylüler arasında dayanışmayı arttırmaktadır. Derneklerin finansmanı ise İlçe dışında yaşayan işadamları tarafından sağlanmaktadır.

Ekonomi

Yöre halkının başlıca geçim kaynakları ormancılık, ticaret ve hayvancılık olup, bağcılık ve badem yetiştiriciliği de fazladır. Oldukça taşlı olan bölgede sulanabilen arazilerde meyvecilik ve sebzecilik de yapılmaktadır. Akseki'nin dağlık yapısı tarım için elverişli değildir. Bununla beraber üzüm ve incir önemli geçim kaynaklarıdır. Bunların dışında ilçedeki başlıca ekonomik etkinlik ticaret ve küçükbaş hayvancılıktır. Akseki yöresinde bal, tereyağı, peynir, nergis soğanı, defne, kereste, av derisi ve canlı hayvan ticarette önemli bir yer tutar ve bunlardan bazıları ihraç edilir. Ayrıca Akseki'de el sanatları da çok gelişmiştir. Özellikle dokumacılık yaygındır.
Akseki yöresinde kurulu bir sanayi kuruluşu yoktur. Eskiden önemli bir uğraş olan deri tabakçılığı, dokumacılık ve demircilik kaybolmuştur.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında dışarıya göçü önlemek amacıyla dokumacılık kooperatifi kurulmuş ama zamanla başarısız olmuş ve göç önlenememiştir. Çoğu köylerde köy kalkınma kooperatifi ve buna benzer kooperatifler kurulmuştur. Fakat bu çalışmalar da zaman içerisinde başarısız olmuş ve göç buralarda da önlenememiştir. Türkiye genelinde yaşayan 400 binin üzerindeki Aksekili nüfus bu göçlerin boyutunu göstermektedir. Geriş köyünde ve Cevizli kasabasında orman ürünleri işleyen birer tesis kurulmuş olup, bunlardan sadece Geriş köyündeki tesis işletilmektedir.
on yıllarda ana vatanı Akseki olan kardelen soğanı çalışmaları bölgeye kazanç sağlamakla birlikte, bilinçsiz söküm kardelen neslini tehdit etmektedir. Sökülen kardelen soğanları ilaç sanayisinde kullanılmak üzere yurt dışına ihraç edilmektedir. Yine son yıllarda kurulmuş olan kültür mantarı tesisi üretim maliyeti yüksek olduğundan revize edilmekte ve kompost tesisi ilavesi yapılmaktadır. Kültür mantarının yanı sıra, özellikle bahar aylarında doğada kendiliğinden yetişen kuzu göbeği mantarı ticareti yörenin en önemli kazanç kaynaklarından biridir. Ayrıca incir ambalajlarında kullanılan defne yaprakları ticari değerlendirme alanına girmiştir. Kekik ve kekik yağı ticareti eskiden beri yapılsa da, daha yeni kazanç kapısı olmaya başlamıştır.
Ekonomik uğraşlardan birisi de tarımdır. Coğrafi sahanın engebeli ve tarıma az  elverişli olması bu kaynağı içe dönük yapmıştır. Toprağın azlığı hububatın dışarıdan alınmasını zorunlu kılmaktadır. Diğer kazanç getiren tarım ürünleri ise üzüm ve incirdir. Özellikle Aşağıaşıklar köyünün inciri,  Fersin kasabasının ve Murtiçi’nin üzümü çevrede oldukça isim yapmıştır. Son yıllarda güney köylerinde bağlar revize edilmiş ve üzüm önemli bir kazanç kaynağı olmuştur.
Bölgede hayvancılık açısından uğraşlar değişik görünümler gösterir. Coğrafi yapı nedeniyle büyükbaş hayvancılığın gelişmesi zordur. Davarcılık  yapılabilmektedir. Köylerin çoğunda peynir ve hayvan gübresi ticareti yapılmaktadır. Tulum peyniri oldukça ünlüdür.
1970’lerde başlayan tavukçuluk ilçenin merkeze uzak oluşu nedeniyle o zamanın teknolojisiyle başarılı olmamış ve  yeni teknoloji ile de tavukçuluk girişimi yapan olmadığından tavukçuluk gelişememiştir
Bölgenin en önemli gelir kaynaklarından birisi de arıcılıktır. Son zamanlarda arıcılık iyi bir gelişme göstermektedir. Özellikle Süleymaniye kasabası ve Çimi köyü yaylasında üretilen bala talep oldukça fazladır.
Kuzeyde Süleymaniye kasabasından başlayıp Susuzşahap köyüne doğru uzanan Gidengelmez Dağları'nda dağ keçisi avcılığı av turizmine hizmet vermektedir.
Aksekililerin çok azı tarım ile uğraşmaktadır; tarım kadınların işi olarak görülmektedir. Son yıllarda kekik tarımı ve kapari yetiştiriciliği alanlarında bazı çalışmalar başlatılmıştır. Tarımın geliri bölgede çok azdır ve geçim için yetersizdir. Akseki’de el sanatları oldukça gelişmiştir. Kunduracılık, bakırcılık, seramikçilik ve ağaç oymacılığı bu uğraşların başında gelir. Türkiye’nin her yerinde Konya kaşığı olarak satılan tahta kaşıklar bademli kasabasında üretilmektedir. Bademli kasabasında hemen her evin altında kaşık yapım tezgahı vardır. Fakat her şeye rağmen Akseki’de göç olayları durdurulamamaktadır. Bütün bunların yanı sıra yabancı ülkelerde çalışan işçi sayısı oldukça fazladır. Yurt dışındaki ikinci kuşak Aksekililerin büyük bir bölümü bulundukları ülkelerde kendi işlerini kurmuşlardır.
Akseki’den ayrılmayanlar için hayvancılık, arıcılık, ağaç, kardelen, sahlep, kekik ve andız yağı, peynir ve tereyağı ticaretleri başlıca geçim kaynaklarındandır.

Coğrafya

Akseki yurdumuzun güneyinde, Akdeniz Bölgesi'nin batı bölümünde, Alanya-Konya tarihi ipek yolu üzerinde, Torosların denize yakın kesimine kurulmuştur. 41 köy ve 6 ilçeden oluşmuştur. Antalya iline bağlı, yüzölçümü bakımından geniş, nüfus yönünden seyrek, Alanya’dan sonra en eski ilçesidir. Yüzölçümü 2500 km2 olup, nüfusu 52 binin üzerindedir.

Akseki ilçesi zamanla Gündoğmuş ve İbradı köylerini ilçe yaparak kendisinden ayırmıştır. İlçede 1879 yılından bu yana belediye hizmeti verilmektedir.

Akseki’nin doğusunda Bozkır, kuzeyinde Seydişehir ve Beyşehir, güneyinde Gündoğmuş ve batısında Manavgat ve İbradı ile komşudur. Göller bölgesinin Beyşehir ile Suğla göllerinden sonra, ormanlık bölgenin sınırları ile dağlık bir bölgede kurulmuştur.
Antalya'ya 130 km uzaklıkta, Toros Dağları ile çevrili bir ilçedir. Rakımı 1000 metrenin üzerindedir. 2537 kilometre karelik bir alana yayılmış olan Akseki'nin merkez nüfusu 12 bin civarındadır. Bu sayı köylerle beraber 42 bine ulaşır. 52 tane köyü bulunan Akseki'de nüfus yoğunluğu kilometrekarede 10 kişidir. Akseki'nin başlıca bitki örtüsü makiler ve çam ağaçlarıdır. Ancak Akseki'nin yüksek platolarında bunlara da rastlanmaz; sadece küçük yapılı otlar ve dikenler bulunur. Akseki'nin Güzelsu köyünde dünyada koruma altında alınmış ve Akseki'nin tarihinde birçok uygarlığı bu yöreye çekmiş olan sedir (katran) ağaçları bulunur. Bu ağaçların bazıları devasa boyutlara ulaşır ve yaşları 500 senenin üzerinde olanları vardır.

İklim

Denize dik inen Manavgat Irmağı ve yanlardan deniz etkileri, bölgenin bölmeli ve çöküntülü durumundan da yararlanarak iç kesimlere kadar sokulur. Denizden kuş uçumu 50-60 km  uzakta bulunan Üzümdere altlarına kadar zeytin de dahil birkaç Akdeniz fundası sokulur. 1050 rakımına rağmen Akseki’nin altına kadar nar, incir, çitlembik 1200 rakımına kadar yükselerek meyve verir. Bu uç ile Manavgat çayı vadisi arasında Murtiçi’ne doğru olan aşağıdaki köylerde Akdeniz fundası kendisini gösterir.
Bölgede kış sert geçer. Fakat bu sertlik kar yağışı çok olsa bile güneye  doğru etkisini kaybeder. Bunun yanı sıra  buralarda yaz daha sıcak geçer. Bazen kuraklık bile görülür. Son yıllarda yazları yağış oranı epeyce düşmüştür. Akseki’nin merkezinde yazları sıcaklık 20-35 derece, ilkbaharda ise 15-20 derece arasında olur.

Ulaşım

Bağlı bulunduğu Antalya’ya 155 km uzaklıktadır. Antalya-Akseki-Seydişehir-Konya karayolu İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan en kısa yoldur. Ayrıca Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmış olan ve eskiden İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan tek yol olan Antalya-Akseki-Beyşehir-Konya karayolu da günümüzde hizmet vermeye devam etmektedir. Akseki ile Konya arası 160 km uzaklıktadır. Batı Torosların 1050 rakımındaki Akseki, Antalya-Mersin karayolunun 88'inci kilometresinden devreye ayrılan Antalya-Konya karayolunun 67'inci kilometresindedir.
Ayrıca Süleymaniye-Seydişehir, Alacabel-Bozkır ve Akseki-İbradı karayolları çevre ilçelerle ulaşımı sağlamaktadır.
İlçenin tüm kasaba ve köyleri ile ulaşımı asfalt yollarla sağlanmaktadır.


 

Galeri

Yorumlar - 0

Yorum Yaz

Konum :

Nereye Gidilmeli ?

www.gidilmeli.com

Tarihi Yerler , Müzeler , Doğal Güzellikler , Parklar.

Tarihi Akseki Evleri (Düğmeli Ev) - Akseki - Alt Konumlar

Giden Gelmez Dağları - Akseki

Giden Gelmez Dağları - Akseki

Giden Gelmez Dağları, dağ keçisi koruma ve av sahası avcıların ücretli olarak devamlı avlanacağı yer olup, Sinan hoca ve Gümüşdamla köylerinde kurulan alabalık üretme tesisleri avcıların ve turistlerin uğrak yerleri arasındadır.Antalya'nın Akseki ilçesinde bulunan, efsanelere konu olan dağdır. Oldukça sarp kayalardan oluştuğu için, günümüzde bile dağa gitmeye kalkışan insanların ölüm haberleri ulaşmaktadır.

Çimi Yaylası Kuyu Mevkii Kar Obruğu - Akseki

Çimi Yaylası Kuyu Mevkii Kar Obruğu - Akseki

Toros Dağlarının vazgeçilmez yayla şenlikleriyle meşhur yaylalarından biridir Çimi yaylası.''Kardelen çiçeği, peyniri ve balı ile meşhur olan Çimi Yaylası'nı yolunuz düşerse şenliklerine katılıp bu güzel havasını solumanızı tavsiye ederiz.Yıllarca atalarımız yılın dört ayı gibi kısa bir süre de olsa burada yaylamışlar. Bu 700 yıllık geleneklerini sürdürülüyor Çimi Yaylasında. Şenlikte, misafirlere yöresel yemekler ve yayık ayranı ikram edilmektedir

Tarihi Akseki Evleri (Düğmeli Ev) - Akseki

Tarihi Akseki Evleri (Düğmeli Ev) - Akseki

Avrupa Tarihi Kentler Birliği üyesi olan Akseki’de, Tarihi Akseki Evleri büyük önem taşımaktadır.Hayranlık uyandıran yapısıyla , taşın ve de ahşabın zamanın özenli işçiliği ile kullanılması ile ortaya çıkan Tarihi Akseki Evleri , iki katlı ve taş duvarlıdır.Akseki’nin sert iklimi ve dik yamaçlardan oluşan doğal yapısı; yöre insanının ekonomik durumunu, sosyal yapısını, yaşam şeklini etkilemiş ve bunun sonucu olarak barınma ihtiyacını karşılayan mekanlarının oluşumuna da yön vermiştir.Akseki insanı, yüzyıllardır süregelen bir alışkanlıkla, çevresinde en kolay bulabildiği taş ve ahşapla yapılarını inşa ederken, özünde bugün depreme dayanıklılığı tartışılmaz bir yapım sistemi yaratmış, bunu yaparken de ahşap işçiliğinin zirvesine ulaşmıştır.

Uygulamamız Yayında

Amacımız, nereye gidilmeli sorusuna cevap oluşturmak için açtığımız uygulamamız ilerleyen dönemde ziyaretçilerin kendi gittikleri yerleri paylaşıp, anlatabileceği bir ortam oluşturmaktır.