Batum

Batum, Gürcistan'ın özerk cumhuriyeti Acara'nın başkenti olan Karadeniz kıyısındaki liman kenti. Nüfusu 152.839 (2014 sayımı) olan Batum, önemli bir liman ve ticaret merkezi olarak hizmet vermektedir.
27-04-2021 21:14:06
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -
Batum -

Batum

Batum (Gürcüce-Lazca: ბათუმი / Batumi), Gürcistan'ın özerk cumhuriyeti Acara'nın başkenti olan Karadeniz kıyısındaki liman kenti. Nüfusu 152.839 (2014 sayımı) olan Batum, önemli bir liman ve ticaret merkezi olarak hizmet vermektedir. Subtropikal bir bölgede yer almaktadır. Narenciye ve çay gibi tarımsal ürünler bakımından zengindir.

Batum, Transkafkasya Demiryolu’nun ve Bakü petrol boru hattının son bulduğu önemli liman ve ticaret merkezidir. Türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıktadır ve subtropikal iklimin olduğu bölgede bol meyve ve çay yetişir. Petrol rafinerisi ve gemi yapımcılığıyla da tanınmıştır. Türkiye’yi karayoluyla Gürcistan ile Azerbaycan’a ve Orta Asya cumhuriyetlerine bağlayan Sarp Sınır Kapısı Batum’a açılır.

Tarih

Batum hakkında ilk bilgiler

Batum hakkında ilk bilgiler MÖ 4. yüzyılda, Yunan filozof Aristotales’in eserinde karşımıza çıkmaktadır. Aristotales, Karadeniz kıyısında, Kolkheti’de (Egrisi) “Batusi” adında bir şehirden söz etmektedir. Romalı yazar Flavius ve Yunan coğrafyacı Flavius Arrianus da Batum’u aynı isimle tanıyordu. “Batusi” Yunanca bir kelimedir ve derin anlamına gelmektedir. Gerçekten de Batum, Karadeniz’de Kırım Yarımadası’ndaki Sivastopol şehrinden sonra en derin ve elverişli limana sahiptir.

Şehrin doğu girişinde, Korolistzkali civarında yapılan arkeolojik kazılar, bu alanlarda MÖ 2 bin sonları ile binli yılların başlarında insanların yaşadığını ve komşu halklarla sıkı ticarî ilişkilerinin olduğunu göstermektedir. Korolistzkali Vadisi'nde ekonomi ve kültür merkezi olan Tamaris Dasakhleba semtindeki Tamaris Tsikhe/Tamar Kalesi adını taşıyan tepe eski Batum’un merkezi sayılıyordu.

MS 2. yüzyılda, Roma İmparatoru Hadrianus döneminde Batum’da Roma garnizonu vardı. 5. yüzyılda (Kartli) Kralı Vahtang Gorgasali Batum’u kendi topraklarına kattı.

6., 7. ve 8. yüzyıllarda Batum ve çevresi Egrisi ve Egrisi-Abhaz Beyleri tarafından yönetiliyordu. Feodal dönemde Batum Kalesi çevresinde köy tipi yerleşimler vardı.

Osmanlı hâkimiyeti dönemi Gürcü ulusunun birleşmesi ve Gürcistan Krallığı’nın kurulmasından sonra Batum şehri ve tüm Acara, Klarceti sınırları içerisine giriyor ve krala bağlı “Eristavi” denen derebeyi/prensler tarafından yönetiliyordu. Daha sonra Batum topraklarını Gurieli soyadlı eristaviler yönetmiştir. 15. yüzyılın sonunda, Kahaber Gurieli döneminde Türkler bu bölgeyi ele geçirmeyi başarsa da Rostom Gurieli kısa süre sonra Batum ve çevresini geri aldı ve Türkleri Gürcü topraklarından çıkardı. Rostom Gurieli’nin 1564 yılında ölümünden sonra Türkler, Lazeti (Lazistan) ve çevresindeki toprakları yeniden ele geçirerek şimdiki Batum’da istihkâmlar yaptılar. 1609 yılında Mamia Gurieli Türklerin ordusunu imha etti ancak 17. yüzyılın sonunda Türkler Lazistan (Lazeti) ve Batum’u tekrar aldılar. Türkler Batum’u liva yani Lazistan Sancağı'nın merkez şehri yaptılar. Batum Sancağı, Acaristzkali Çayı ile Çoruh Nehri’nin birleştiği yerden Tsihisdziri'ye kadar olan toprakları kapsıyordu. Osmanlıların hâkim olmasından sonra İslam dini bölgeye girdi.

1873 yılında Batum, Lazistan Paşalığı’nın merkez kentiydi. Sancak beyi yani mutasarrıf tarafından yönetiliyordu. Mutasarrıf doğrudan Trabzon valisine bağlıydı.

Tekrar Gürcistan sınırlarına katılması 19. yüzyılın başlarından itibaren Gürcistan toprakları Rusya İmparatorluğu tarafından ele geçirilmeye başlanmış ve Ruslar yavaş yavaş Acara’ya doğru yaklaşmıştır. 1877-1878 yıllarında Osmanlı-Rus savaşı sırasında Rusya ve onun işgali altında bulunan Gürcü ulusunun çıkarları, bu en eski Gürcü topraklarının Osmanlılardan kurtarılmasının büyük önemi olduğu için birbiriyle kısmen örtüşmüştür.

Kartli’de, İmereti’de, Kaheti’de, Samegrelo’da ve Guria’da aktif şekilde birlikler oluşturulmaya başlandı. Osmanlı-Rusya savaşı’nda Rusya bayrağı altında savaşan Gürcülerin sayısı 30 binden fazlaydı. 3 Mart 1878 günü, savaşın tarafları olan Osmanlılarla Rusya arasında Ayastefanos Antlaşması imzalandı. Osmanlılar savaş tazminatının bir kısmını bazı topraklarını bırakarak ödedi. Bu topraklar arasında tarihî Gürcü toprakları olan Kola-Artaani (Göle), Şavşet-İmerkhevi (Şavşat-İmerhev), Artanuci (Ardanuç), Oltisi (Oltu), Taoskari (Olur), Macakheli, Lazistan’ın bir kısmı ve Acara da vardı.

Ayastefanos Antlaşmasının ele alındığı Berlin Konferansı’nda (13 Haziran-12 Temmuz 1878) Rusya Ayastefanos Antlaşmasıyla elde ettiği toprakların ana kısmını korumayı başardı. Böylece Acara ana Gürcistan’a geri döndü.

25 Ağustos 1878 yılında Batum’a General Sviatipolk Mirski komutasındaki Rus ordusu girdi. O zamanki adıyla Aziziye Meydanı’nda (şimdiki Özgürlük Meydanı) devir teslim töreni yapıldı ve Sviatopolk Mirski Derviş Paşa’dan şehrin anahtarını teslim aldı.

Rus idarî sistemine göre Batumis Olki yani Batum İli kuruldu ve okrug denen üç alt idarî birime yani üç ilçeye ayrıldı. Batum ilinin okrug/ilçeleri şunlardı: Batum, Artvin ve Acara. Batum şehri “Porto-Franko” yani serbest liman kenti olarak ilan edildi. Bu İngilizlerin fikriydi, İngilizler Berlin Kongresi’nde bu şehrin serbest liman kenti olarak açıklanmasını istemiş ve kabul de ettirmişlerdi.

“Porto-Franko” yani serbest liman statüsü Batum’a belli katkılar sağladı. Bu dönemde Batum önemli ölçüde büyüdü ve yavaş yavaş modern, Avrupalı şehir görünümüne kavuştu. Ancak yerel halkın sosyal durumu ağırlaştı. Millî üretim Avrupa malları ile rekabet edemiyordu. Bununla birlikte başka bir sorun daha ortaya çıktı; kaçakçılık, rüşvet ve başka sorunların getirdiği olumsuzluklar, Çveneburiler başta olmak üzere Müslüman halkın çoğunun Osmanlı ülkesine göç etmesinin önünü açan sebeplerden biri haline geldi. Batum’un serbest liman statüsü 1886 yılında iptal edildi.

12 Haziran 1883 tarihinde Rusya İmparatorluğu devlet meclisi kararına dayanarak Batum olki/ili statüsü iptal edildi ve Kutaisi Guberniyası yani Kutaisi Vilayeti ile birleştirildi. Bununla ilgili olarak Kutaisi Askerî Vali Yardımcısı unvanı oluşturuldu. Vali Yardımcısı doğrudan Batum okrugunu yani Batum ilçesini yönetiyordu.

Şehrin kendine ait yönetimi yoktu ve bu durum şehrin normal şekilde büyüyüp gelişmesini engelliyordu. 1885 yılında Batum’da yaşayan 90 kişi Rusya’nın Kafkasya iç işleri birimi amirine yazılı başvuru yaparak Batum’a şehir statüsü verilmesini istediler. 28 Nisan 1888 yılında Batum’a şehir statüsü verildi. Aynı yıl şehrin yöneticilerinin (meclis) seçimi yapıldı. Batum olki/ili 1903 yılında Kutaisi Valiliğinden ayrıldı.

20. yüzyılın başlarında Batum ve tüm güneybatı Gürcistan ekonomik açıdan en gelişmiş bölgelerden biri idi. Ekonomik ilişkilerin gelişmesi burada şehir yaşamına yönelimi ve tarımsal üretimi artırdı. Batum büyük şehir merkezi ve birinci sınıf limanıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya transit ticaretinde öncü rolü oynuyordu.

Birinci Dünya Savaşı’na kadar Batum Avrupa şehri görünümüne kavuştu. Bu, Batum’un yerel idaresinin ileri görüşlü faaliyetleri ve şehrin gelirlerinin amacına uygun kullanılmasının sonucunda gerçekleşti.

Galeri

Yorumlar - 0

Yorum Yaz

Nereye Gidilmeli ?

www.gidilmeli.com

Tarihi Yerler , Müzeler , Doğal Güzellikler , Parklar.

Batum Botanik Bahçesi - Alt Konumlar

Uygulamamız Yayında

Amacımız, nereye gidilmeli sorusuna cevap oluşturmak için açtığımız uygulamamız ilerleyen dönemde ziyaretçilerin kendi gittikleri yerleri paylaşıp, anlatabileceği bir ortam oluşturmaktır.