BÜYÜK HAMAM

Büyük Hamam (Yunanca: Μπουγιούκ Χαμάμ), Kuzey Lefkoşa'nın İplik Pazarı-Korkut Efendi Mahallesi'nde yer alan bir hamamdır. İplik Pazarı Camii yakınlarında yer alır. Çevreleyen alanların zemininin zaman içindeki yükselişinin bir sonucu olarak, kapısı taban seviyesinin yaklaşık 2 metre, hamam odaları 3 metre altında yer alır.
23-03-2019 11:41:29
BÜYÜK HAMAM -
BÜYÜK HAMAM -
BÜYÜK HAMAM -
BÜYÜK HAMAM -

BÜYÜK HAMAM

Büyük Hamam (Yunanca: Μπουγιούκ Χαμάμ), Kuzey Lefkoşa'nın İplik Pazarı-Korkut Efendi Mahallesi'nde yer alan bir hamamdır. İplik Pazarı Camii yakınlarında yer alır. Çevreleyen alanların zemininin zaman içindeki yükselişinin bir sonucu olarak, kapısı taban seviyesinin yaklaşık 2 metre, hamam odaları 3 metre altında yer alır.
 

Hamamın bulunduğu bölgede, 1306-1309 yılları arasında, St. George of the Latins Lüzinyan kilisesi inşa edilmiş ve büyük kutlamalarla açılmıştı. Kilise, 14. yüzyılda iki önemli olayın gerçekleştiği yerdi. 10 Kasım 1330'da Lefkoşa, Kanlıdere'nin taşması sonucu sel suları altında kaldı ve sel suları şehir surlarının içine aktı. Sel, 3.000 kişinin ölümüne neden oldu; nehir suyunun yükseldiği nokta, günümüzde de Lüzinyan dönemine ait bir çiviyle işaretlenmiş olarak görülebilmektedir. 17 Ocak 1369'da kilise, bazı şövalyelerin Kıbrıs Kralı I. Peter'i öldürmeyi planladıkları bir suikast alanı oldu. Kevork Keshishian'a göre, kilise kraliyet sarayına çok yakındı ve bu nedenle büyük öneme sahipti ve kilise cemaati Latinler ve Suriyeliler arasındaki karma evliliklerin çocukları olduğu için "Halfcastes" adı ile anılırdı.

George Jeffery'e göre, bazı tarihçiler bu binanın kendisinin 14. yüzyıl St. George of the Latins kilisesi olduğunu öne sürmüş olsa da, böyle bir tanımlama için hiçbir kanıt bulunmamaktadır, ve bu teori, binanın bir Orta Çağ kilisesinin görünüşüne benzemesine rağmen planı bu tür kiliselerin planlarına uymamaktadır. Doğu ve batı yönlü yerleşim yerine, kuzey ve güney yönlü yerleşimi, belki de Venedik yönetimi dönemine kadar yapılmış olması ihtimalini neredeyse imkansız kılmaktadır.

Bina, Osmanlı yönetiminin adadaki ilk yıllarında, 1571-1590 yılları arasında Türk hamamı olarak yeniden inşa edildi. Mustafa Paşa'nın vakfına aitti ve insanlar onu yönetmek için vakıftan kiralamaktaydılar. Örneğin, bir yeniçeri olan Hacı Mehmed Racil'in, 1593'te, hamamı 16 yıl boyunca kiraladığı kayıtlarda yer almaktadır. Osmanlı döneminde, kadınların sosyalleştiği, haber alışverişinde bulundukları ve yemek yedikleri popüler bir sosyal merkezdi. 1891 yılında, "sıcaklık" bölümündeki mermer plakaların sökülmesi sırasında, plakalardan birinin bir orta çağ mezar taşı olduğu ortaya çıktı ve bu mezar taşı bir müzeye taşındı. Hamamın orijinal kazanı taştan yapılmıştır, ancak işletmecisi, ısıtma işlemi için çok fazla odun gerektirdiğinden ve karı azalttığından şikayetçi olduğu için, bunun yerine bakır olanı kullanmıştır.

Hamam, UNDP ve USAID'in yardımıyla, hamamın orijinal özelliklerini ortaya çıkaracak bir teknik kullanılarak 2007-2008 yılları arasında yenilenmiştir.

Mimari
Hamam üç bölümden oluşmaktadır: müşterilerin elbiselerini çıkardıkları yer olan "soyunmalık", "ılık yer" anlamına gelen "ılıklık" ve "sıcak yer" anlamına gelen "sıcaklık". Haşmet Muzaffer Gürkan'a göre, "soyunmalık" bölümü Latin kilisesinin orijinal kalıntılarından oluşuyor. Hamamın ana bölümü olarak kabul edilen "sıcaklık" alanında büyük bir kubbe ve merkezi masaj platformu bulunmaktadır. Kesme taş bina bina tek katlıdır. Girişteki kemer, bir Latin kilisesi kalıntısı olduğundan, "soyunmalık" kısmındaki pencere eşiği ile birlikte, Gotik kabartmalar ve dekoratif ögeler içermektedir.

Güncel kullanım
Bina, kar amacı gütmeyen Kıbrıs Vakıf İdaresi'ne, özelinde "Lala Mustafa Paşa Vakfı"'na aittir. Kuzey Kıbrıs'ta faaliyette olan tek özgün Türk hamamıdır. Geleneksel bir Türk hamamını denemek isteyen turistler için önemli bir cazibe merkezidir. Hamamda aromatik yağlar ve köpük ile geleneksel deri soyma ve masaj yöntemleri uygulanmaktadır. Kıbrıs Türkleri hamama büyük ilgi göstermemektedir. Hamamın bazı saatleri yerliler, bazı saatleri turistler içindir; bazı saatlerin kadınlara, bazı saatlerin erkeklere ayrılmasından dolayı, yerel halkın saatleri cinsiyete göre ayrılmıştır, ancak turistlerde bu ayrım yoktur.

>

Yorumlar - 0

Yorum Yaz

Galeri