İSTANBUL AVRUPA YAKASI

Avrupa Yakası veya Rumeli Yakası İstanbul şehrinin Avrupa Kıtası üzerinde kalan toprakları.İlk ne zaman kullanıldığı bilinmemekle beraber Rumeli Yakası isminin Osmanlı döneminden beri kullanıldığı düşünülmektedir.Kuzey sahilini kapsayan Eyüp, Gaziosmanpaşa ve Çatalca, güney sahilinde ise Fatih, Zeytinburnu, Bakırköy, Büyükçekmece ve Silivri bulunmaktadır. Boğaziçinde bulunan ilçeler Eminönü, Beyoğlu, Beşiktaş, Sarıyer olup, iç ilçeler ise Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Esenler, Bayrampaşa, Kâğıthane ve Şişli'dir.
İSTANBUL AVRUPA YAKASI -
İSTANBUL AVRUPA YAKASI -
İSTANBUL AVRUPA YAKASI -

İSTANBUL AVRUPA YAKASI

Yorumlar - 0

Yorum Yaz

Konum :

Galeri

Nereye Gidilmeli ?

www.gidilmeli.com

Tarihi Yerler , Müzeler , Doğal Güzellikler , Parklar.

ARNAVUTKÖY - Alt Konumlar

FATİH

FATİH

Bizans surları, Haliç ve Marmara’nın çevrelediği bölge, Tarihi Yarımada Fatih’tir. Kuzeyinde Eyüp ilçesi, kuzeydoğusunda Haliç, güneyde Marmara Denizi, batıda Zeytinburnu ve kuzeybatıda Bayrampaşa ilçelerine komşu olan Fatih, üç yanı denizlerle çevrili bir yarımada görünümündedir. Binlerce yıllık tarihi içinde pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan bu coğrafya, bugün İstanbul’un en önemli tarihi, turistik ve ticari merkezidir. Bölgeye Suriçi İstanbul’da denilmektedir.

ŞİŞLİ

ŞİŞLİ

Şiş yapımıyla uğraşan ve şişçiler diye anılan bir ailenin burada konağı olduğu ve “ Şişçilerin Konağı”nın zamanla “Şişlilerin Konağı” haline gelmesiyle semtin adının Şişli kaldığı söylenmektedir. Şişli İstanbul'un, Taksim kuzeyindeki bütün semtleri gibi, yeni bir yerleşmedir. Şehrin bu yöresinin 19. yy' ın ortalarında bile henüz yerleşme bölgesi olmadığı biliniyor. 1850'lerde bugünkü Şişli'nin yayıldığı alan geniş bir kırlıktı. İlçenin en eski mahallesi olan Tatavla' nın (Kurtuluş) 16. yy'da kurulduğu ileri sürülür. 17. yy'da Taksim' den Pangaltı' ya doğru uzanan yolun iki yanında mezarlıklar; 18. yy'da Şişli ve Mecidiyeköy yörelerinde bağlar ve bostanlar yer alıyordu. Balmumcu Çiftlik Hümayunu Şişli' ye kadar uzanıyordu. Bahçelerde sebze ve meyvenin yanı sıra çiçek de yetiştirilirdi.

BEYOĞLU

BEYOĞLU

Beyoğlu, İstanbul'un Avrupa yakasında bulunan eski ilçelerinden biri. Beyoğlu İlçesi'ni kuzeyden Şişli İlçesi, doğudan Beşiktaş İlçesi ve İstanbul Boğazı, kuzeybatıdan Kağıthane ve Eyüp ilçeleri, güneyden Haliç çevrelemektedir. Yüzölçümü 8.76 km²'dir. Köy yerleşimi olmayan ilçe 45 mahalleden oluşmaktadır.Tarihi yarımadanın ve Haliç'in karşısında gelişen bölge, öteden beri Yunanca'da “karşı yaka”, “öte” anlamına gelen “Pera” adıyla anılmıştır. Türkler tarafından kullanılan “Beyoğlu” adının, bir beyin oğlunun bölgedeki konağından kaynaklandığı ileri sürülür. Bu konuda iki varsayımdam söz edilmektedir. Fatih Sultan Mehmed döneminde, Pontus Prensi Aleksios Komnenos'un (veya yeğeninin) İslamiyeti kabul ederek bu bölgeye yerleşmesinden, diğer bir varsayıma göre de Kanunî Sultan Süleyman döneminin Venedik elçisi Andrea Gritti'nin oğlu Luigi Gritti'nin Taksim dolaylarında bir konakta oturmasından kaynaklanmaktadır. Türkler’in “Bey oğlu” diye andıkları bu adam, elçinin bir Rum kadınla evlenmesinden dünyaya gelmiştir.

BEŞİKTAŞ

BEŞİKTAŞ

Beşiktaş’ın tarihi ilk çağlara uzanır. O zamanlardaki adı “Taş Beşik” anlamına gelen “Kune Petro” olarak bilinir. Ünlü Seyyah Evliya Çelebi; şehrin kurulduğu yerde, çok eskiden büyük bir kilise kuran Yaşkı adlı bir papazın, İsa’nın çocukluğunda yıkandığı taş bir tekneyi, (Beşik-Taşı) Küdüs’ten getirdiği ve buradaki kiliseye koyduğunu yazar.

SARIYER

SARIYER

İlçenin bugün Sarıyer olan ismi sırasıyla; Simas’tan Skletrinas’a, daha sonra Mezarburnu (Mesarburnu), Altınyer, Sarıyarve son olarak da Sarıyer olmuştur. Sarıyer’in ilk ismi Simas’ın, anlamı “Kutsal Ana” olarak bilinmekte ancak bazı kaynaklarda “Kutlu/Güzel Akarsu” veya “Kutlu/Güzel Su” olarak da geçmektedir. İlçenin ismine ilişkin başlıca iki rivayet vardır: İlk rivayet göre, ilçede yıllarca altın ve bakır madeni çıkarıldığı için bugünkü Maden Mahallesi ile Şifa Suyu arasında sarı renkte yarlar oluştu. O nedenle ilçenin ismi önce Sarıya oldu, sonra da Sarıyer’e dönüştü. Bir diğer rivayet ise Sarıyer isminin aynı semtte yatan “Sarıbaba” isimli bir şahıstan geldiğidir.

EYÜP

EYÜP

1. Bizans Döneminde Eyüp. M.S. 395'te Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti ilan edilen Konstantinapolis 5. yüzyılda nüfusu ve üstlendiği roller nedeniyle önemli bir kent olmuştur. Bu dönemde birinci kuşak surlar (Septimus - Severus Surları) aşılmış, kent batıda yayılarak Theodosios Surları’na dayanmıştır. Bu gelişim sürecinde kentin eski çekirdeğinden kara surlarının önemli giriş kapılarına yönelen iki ana eksen (Meşe Yolu) ortaya çıkmıştır. Bunlardan Marmara Denizi kıyılarına paralel olan Zafer Yolu 6. yüzyılda Akdeniz Havzası’nın başkenti olan İstanbul’da imparatorun kente girdiği anıtsal tören kapısını da içeren önemli ve simgesel bir arterdir. Kuzeyden, İstanbul’un ilginç topografyasını oluşturan tepeleri birleştirerek sur dışına çıkan aks ise, Eyüp’ün bu eski dünya kenti ile ilişkilerini açıklayabilmek bakımından, bu bahiste daha da önem kazanmaktadır.

BAKIRKÖY

BAKIRKÖY

Bakırköy, İstanbul'un batı yakasında M.S. 384 Yılında Konstantin tarafından bir eğlence ve sayfiye yeri olarak kurulmuştur. Eski adı SEPTİMUM'dur. Bizans döneminde İlçenin adı UZUNKÖY anlamına gelen MEKROHERİ olmuştur. Osmanlıların eline geçince Sultan 2. Mahmut zamanında Devlet Baruthanesi burada kurulmuştur. 1925 yılına kadar MAKRİKÖY olarak adlandırılan İlçe 1925 Yılında BAKIRKÖY adını almıştır.

KAĞITHANE

KAĞITHANE

Kâğıthane, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda bir ilçesidir. Doğudan Beşiktaş ilçesi, batıdan Eyüp ilçesi, kuzeyden ve güneyden Şişli ilçesi ve güneybatıdan Beyoğlu ile çevrilidir. İlçenin, Kağıthane Deresi'nin sona erdiği kesimde Haliç'e kısa bir kıyısı vardır. Arazi yapısı engebeli olup, derelerden ve vadilerden oluşmuştur. Bu bölgeler ise yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır.

Uygulamamız Yayında

Amacımız, nereye gidilmeli sorusuna cevap oluşturmak için açtığımız uygulamamız ilerleyen dönemde ziyaretçilerin kendi gittikleri yerleri paylaşıp, anlatabileceği bir ortam oluşturmaktır.