SİNOP

Sinop, Karadeniz kıyı şeridinin kuzeye doğru en çok sivrilerek uzanmış bulunan Boztepe Burnu ve Yarımadası üzerinde kurulmuştur. 41º 12' ve 42º 06' kuzey enlemleri ile 34º 14' ve 35º 26' doğu boylamları arasında yer alır. İlin yüzölçümü 5862 km² olup il bu yüzölçümüyle Türkiye coğrafyasının %0.8' ini kaplar. Batısı Kastamonu, güneyi Çorum, güneydoğusu Samsun illeri, kuzeyi ise Karadeniz ile çevrilidir. 475 km uzunluğundaki sınırlarının 300 km' si kara, 175 km' si ise deniz kıyısıdır.
21-04-2012 16:11:24
SİNOP -
SİNOP -
SİNOP -
SİNOP -
SİNOP -

SİNOP

Coğrafi Konumu:

    Sinop, Karadeniz kıyı şeridinin kuzeye doğru en çok sivrilerek uzanmış bulunan Boztepe Burnu ve Yarımadası üzerinde kurulmuştur. 41º 12' ve 42º 06' kuzey enlemleri ile 34º 14' ve 35º 26' doğu boylamları arasında yer alır.

    İlin yüzölçümü 5862 km² olup il bu yüzölçümüyle Türkiye coğrafyasının %0.8' ini kaplar. Batısı Kastamonu, güneyi Çorum, güneydoğusu Samsun illeri, kuzeyi ise Karadeniz ile çevrilidir. 475 km uzunluğundaki sınırlarının 300 km' si kara, 175 km' si ise deniz kıyısıdır.

    Şehrin kuzeybatısında Akliman, güneydoğusunda iç liman yer almaktadır. Kuzeybatısındaki Akliman ve Hamsilos Koyu, eski çağlardan bu yana barınak yeri olarak kullanılmaktadır.

    Dağlar denize paralel olarak uzanmış olup, kuzeybatıda yükselen dağlar Merkez ilçe sahillerine 9-10 km yaklaştıkça alçalır ve sahil ovaları meydana getirir. En yüksek tepeler Ayancık'ta Çangal (1605 m) ve Boyabat'ta Dranaz'dır. (1345 m)

    Boyabat-Durağan yöresindeki Kızılırmak vadisi dışında önemli bir vadi yoktur. Sinop ve Boyabat düzlükleri en önemli ova benzeri yerlerdir.

    Önemli akarsulardan Gökırmak, Boyabat ovasını sulayıp Kızılırmak'a karışır. Çatalzeytin, Ayancık, Karasu, Kanlıçay (Güzelceçay) ve Kabalı Çayları Karadeniz'e dökülür.


İklimi:

    Sinop İli ve Batı Karadeniz iklim özelliklerinin iç içe geçtiği bir yörededir. İlde mevsimler arası sıcaklık farkları pek büyük değildir. İlde, yıl boyunca esen sürekli rüzgârlar, etkili olmaktadır. Sinop'un kuzey kesiminde Karadeniz iklim tipi egemendir. İlin güney kesimlerinde ise kıyıya koşut olarak uzanan dağlar nedeniyle, Karadeniz ikliminin etkisi giderek azalmaktadır. Bu bölgede yağışlar azalır, sıcaklık düşer, bozkır ikliminin etkileri görülmeye başlar.

    İlimizde başlıca iki iklim karakteri hakimdir. Sahil kuşağında yer alan Merkez, Dikmen, Gerze, Erfelek, Ayancık ve Türkeli ilçelerinde iklim mutedildir. Yılın her mevsiminde yağış görülür. Dağların kıyıya paralel olması nedeniyle deniz iklimi içerlere pek giremez. Bu nedenle Boyabat, Durağan ve Saraydüzü İlçelerinde Karadeniz iklimi ile İç Anadolu'nun karasal iklimi arasında bir geçit bölgesi iklimi hakimdir.

    Sahil şeridinde ortalama yağış miktarı 679-1077 mm, yağışlı gün sayısı 97-128 gün arasındadır. En yüksek sıcaklık 35ºC derece, en düşük sıcaklık -8,4ºC' dir.

    İç kesimlerde ise ortalama yağış 388-473 mm, yağışlı gün sayısı 66-87 gün arasındadır. En yüksek sıcaklık 41ºC en düşük sıcaklık -10,5ºC' dir.


Sıcaklık :

    Merkez ilçede kış ve yaz ayları arasında sıcaklık ortalamaları açısından çok büyük fark yoktur. Kışın 7ºC dolayında olan sıcaklık ortalaması, yazın 20ºC'ye yükselir.

    Merkez ilçede yıllık sıcaklık ortalaması 14ºC'dir. Bu değer Ayancık'ta da14ºC, Boyabat'ta ise 13,4ºC'dir. Yıllık sıcaklık ortalaması komşu il merkezlerinden Samsun' da 14,4ºC, Çorum' da 10.9ºC ve Kastamonu' da 9.8ºC'dir.


Ulaşım :

    Ağırlıklı olarak karayolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Sınırlı ölçüde deniz ulaşımı mevcuttur. Son bir kaç yıldır İstanbul-Sinop arası havayolu seferleri de başlamıştır.


İlçeleri:

    Ayancık, Boyabat, Dikmen, Durağan, Erfelek, Gerze, Saraydüzü ve Türkeli'dir.

Tarihi ve Kültürel Açıdan Sinop

 

Antikçağ'da Paphlagonia olarak adlandırılan bölgenin kuzey ucunda Sinop‘un saptanabilen en eski adı “Sinope” dir. Bu kelimedeki “Sin” kökü ile Asur-Anadolu ilişkisi, Sinope ile de Yunan ırmak tanrısı Asopos‘un su perisi kızlarından Sinope kastedilmiştir ki, bu da ismin kökenini İyonya‘nın bölgedeki kolonizasyonuna bağlamaktadır. Efsaneye göre güzeller güzeli Sinope’yi gören Zeus ona bir anda aşık olur ve gönlünü kaptırdığı Sinope’yi elde etmek içi her türlü yolu dener ancak başarılı olamaz. En sonunda aşkına karşılık ona her isteğini yerine getireceğini söyler. Korku içindeki genç kız,  Zeus’a kendisine dokunmamasını söyler. Tanrılar Tanrısı ona dokunmayacağına söz verir ve sözüne sadık kalarak Sinope’yi alıp en sevdiği yerlerden olan Karadeniz’in cennete benzeyen yemyeşil kıyılarına yani bugünkü Sinop’un olduğu kıyılara bırakır. 

    Sinop ismi ile ilgili bir başka fikir de Amazon Kraliçesi Sinova‘dan geldiğine yöneliktir. Grek etimolojisine yabancı olan Sin ya da Sind sözcüklerine Yunanistan‘ın dışında, Pontus, Doğu Anadolu, İran ve Hindistan‘da rastlanmaktadır. Bu da Sinope adının yerli Anadolu dillerinden gelmiş olabileceğini göstermektedir. Amasyalı Strabon ise kentin kurucusu olarak Arganotlar‘dan Teselyalı Otolikos‘u göstermekte ve onun kenti ele geçirerek bir Yunan kolonisi kurduğunu yazmaktadır. Kentin ele geçirilmesi, kolonileştirmeden önce kentte yerli bir halkın yaşadığını ortaya koymaktadır.

    Zengin bir kültür hazinesine sahip olan Sinop, Anadolu‘nun en eski şehirlerinden biri olup, ilin ilk yerleşme tarihi ilk Tunç Çağı ile başlamıştır. Coğrafi konumu nedeniyle antik çağlardan beri deniz ve ticaret kenti olan Sinop‘ta Karadeniz‘e hakim olmak isteyen bütün kavimler yaşayarak medeniyetlerinin kalıntılarını bırakmışlardır. Bir Hellen kolonisi olarak kurulan ve Antikçağ'da Karadeniz‘in en önemli kenti olan Sinop, Hellenistik dönemde Anadolu‘nun yerli kültürleriyle Hellen ve Pers kültürlerini birleştirmek isteyen Pontus Devleti'nin de başkentlerinden biri olmuştur. 

    MÖ 70 yılında Romalıların, MS 395 yılında Bizanslıların, 03 Ekim 1214 yılında Selçukluların, 1461 yılında Osmanlı İmparatorluğu‘nun hakimiyetine giren Sinop, Bizans döneminde Ortodoks Hıristiyanlığı‘nın etkisiyle dilde ve kültürde Hellenleşmiştir. Türk egemenliğine geçişiyle yayılmaya başlayan Türk-İslam kültürü ise, günümüzdeki yapının temelini oluşturmuştur. 

    Selçuklu egemenliğinde Sinop baştan başa imar edilmiş, şehrin imarı için diğer şehirlerden hocalar ve yapı ustaları getirilmiştir. Candaroğulları döneminde de önemli bir liman olma durumunu koruyan Sinop‘a büyük önem verilmiştir. Kültür müessesesi zamanının en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Şehirde cami, medrese, kütüphane, imaret, köprü, han ve hamamlar yaptırılmıştır. Tersanelerinde zamanın en büyük gemileri yapılmaya başlanmıştır. İlim adamları Sinop‘ta toplanmış ve büyük himaye görmüşlerdir. Yine bu devirde Türkçe bir çok eser yazılarak Türk Kültürü‘ nün dünyaya yayılmasına hizmet edilmiştir. Sinop darphanelerinde devrin en güzel paraları basılmıştır.

    Osmanlı Dönemi'nde de önemli bir liman ve gemi yapımı merkezi olma durumunu sürdüren Sinop‘a, XVII. yüzyıl ortalarında uğrayan Evliya Çelebi halkının tüccar, marangoz ve gemici olduğunu ünlü Seyahatnamesinde yazmıştır.

    Ancak XIX. yüzyılda Anadolu‘nun iç kesimleriyle bağlantı güçlüğü yüzünden, Sinop Limanı önemini kaybetmiş, Trabzon ve Samsun Limanları ön plana çıkmıştır.

    Nüfusun çoğunluğu Müslüman olmasına rağmen, bu dönemlerde daha çok Sinop‘ta toplanan Hıristiyan azınlıklar ticaret ve zanaatı ellerinde tutmuşlardır. XIX. yüzyıl sonları ve XX. yüzyıl başlarında dışa bağımlı ticaretin gelişmesiyle surların dışında yeni bir yerleşim merkezi ortaya çıkmıştır.

    XIX. yüzyılın ikinci yarısında yöreye yerleştirilen Kafkas kökenli göçmenler özgün gelenek ve görenekleriyle kültürel yapıya renk katmışlardır. Denizle iç içeliği bir ticaret merkezi oluşu kentin değişik değerler tanımasına yol açmıştır.

    Arkeolojik kalıntıları, etnolojisi ve folkloru ile paha biçilmez bir kültür mirasına sahip olan Sinop, 1991 yılında Türk egemenliğine geçişinin 777. yıldönümünü yaşamıştır.

    Milli Mücadelenin başladığı yıllarda Bandırma vapuru ile Samsun‘a gitmek üzere yola çıkan Ulu Önder Atatürk 18 Mayıs 1919 tarihinde Sinop‘a uğramıştır. Atatürk devrimlerinden harf devrimi Atatürk‘ ün 15 Eylül 1928 tarihinde ikinci defa Sinop‘a gelişleri ile ilimizde başlatılmıştır.

    Hatta Sinop‘u çok sevdiğini belirten Atatürk bu hislerini “Ne olurdu Sinop‘un yarı güzelliği Ankara‘da olsa idi” ifadesiyle belirtmiştir.

    Cumhuriyetin başlattığı dönüşümler Sinoplular tarafından kolayca benimsenmiş, 1932 yılında kurulan Halkevleri ilin toplumsal ve kültürel yaşamında önemli bir işlev göstermiştir.

    O dönemde kurulan Sinop Halkevi pek çok alanda yaptığı faaliyetlerle Türkiye‘nin önde gelen halkevlerinden biri olmuştur. Yine bu dönemde Sinop‘a ilk sinema halkevi tarafından getirilmiştir. Tiyatro faaliyetleri yapılmıştır. Çok sayıda tiyatro oyunu, gerek açık havada gerekse kapalı salonlarda halka sergilenmiştir.       





Yorumlar - 0

Yorum Yaz

Konum :

Galeri

AYANCIK - Alt Konumlar

MERKEZ - SİNOP

MERKEZ - SİNOP

Sinop, Karadeniz kıyı şeridinin kuzeye doğru en çok sivrilerek uzanmış bulunan Boztepe Burnu ve Yarımadası üzerinde kurulmuştur. 41º 12' ve 42º 06' kuzey enlemleri ile 34º 14' ve 35º 26' doğu boylamları arasında yer alır. İlin yüzölçümü 5862 km² olup il bu yüzölçümüyle Türkiye coğrafyasının %0.8' ini kaplar. Batısı Kastamonu, güneyi Çorum, güneydoğusu Samsun illeri, kuzeyi ise Karadeniz ile çevrilidir. 475 km uzunluğundaki sınırlarının 300 km' si kara, 175 km' si ise deniz kıyısıdır.

ERFELEK

ERFELEK

Karasu çayı kenarında kurulmuştur. İl Merkezine 28 km uzaklıktadır. Doğuda Sinop İl Merkezi, güneyde Boyabat İlçesi, batıda Ayancık İlçesi, kuzeyde Karadeniz ile çevrilmiştir. İlçenin yüzölçümü 410 km²’dir. Bunun % 68.5’i orman, %29.4’ü tarım arazisi ve %2.1’i meradır.

2012-05-07 17:22:46
AYANCIK

AYANCIK

Sinop’un batısında yer alır. İl merkezine 62 km uzaklıktadır. Batı Karadeniz coğrafi bölgesinde yer alan Ayancık İlçesi; kuzeyde Karadeniz, güneyde Boyabat İlçesi ve Kastamonu İli Taşköprü İlçeleri, batıda Türkeli İlçesi ve doğuda ise Erfelek İlçesi ile çevrilidir. İlçemizin ile olan bağlantısı 55 km'lik sahil karayolu ile sağlanır.

DURAĞAN

DURAĞAN

İl merkezine 120 km uzaklıktadır. İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan yollar üzerinde bulunması, Kastamonu-Samsun bağlantısını sağlaması ve Gökırmak Vadisi'nde verimli topraklara sahip olması itibariyle önemli bir coğrafi konuma sahiptir.

BOYABAT

BOYABAT

İlçe Kastamonu-Samsun-Sinop-Ankara karayolu üzerindedir. Bu özelliği nedeniyle ekonomik yönden dış piyasaya açılmış ve gelişme göstermiştir. İlçenin MÖ 600 yıllarında kurulduğu sanılmaktadır. Şehrin eski adı Germanikopolis'tir. İlçeyi ilk kuranların Gaşkalar olduğu tahmin edilmektedir. Boyabat, boy ve abat kelimelerinden meydana gelmiştir. Boy, uzunluk ya da kabile, soy, aşiret; abat ise mağrur, imar edilmiş anlamına gelmektedir. Bir başka söylentiye göre de "uzun ova" anlamı verilir. Boyabat sırasıyla Gaşka, Hitit, Paflagonya, Lidya, Pers, Makedonya, Roma ve Bizans egemenliklerine girmiştir.

2012-05-07 17:21:33
TÜRKELİ

TÜRKELİ

Sinop ilinin sahil şeridinde yer alan ilçelerinden biri olan Türkeli, İl Merkezi'nin batısında yer alır. İl Merkezi'ne 105 km uzaklıktadır. Doğusunda Ayancık İlçesi, batısında Kastamonu Çatalzeytin İlçesi, güneyinde Kastamonu Taşköprü İlçesi, kuzeyinde ise Karadeniz vardır. Yüzölçümü 421 km²’dir. Sinop’ a 95 km, Ayancık’a 36 km, Çatalzeytin’e 10 km, Taşköprü’ye 60 km uzaklıktadır. İlçe sahil şeridi 25 km olup toplam 270 km mülki sınırlara sahiptir.

GERZE

GERZE

İl merkezine denizden 13 mil karayolundan 39 km uzaklığı olan ilçenin doğusunda Dikmen İlçesi, batısında Sinop İlçesi, kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Boyabat ve Durağan ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin yüzölçümü 594 km²’dir.

2012-05-07 17:23:01
DİKMEN

DİKMEN

İl Merkezi'ne 75 km, Samsun-Sinop karayoluna 9 km uzaklıkta olan İlçemizin yüzölçümü 450 km²'dir. İlçe, kuzeybatıda Gerze ilçesi, güneyde Durağan ilçesi, batıda Boyabat ilçesi ve Doğuda Samsun Yakakent ilçesi ile çevrilidir.

2012-05-07 17:21:55
SARAYDÜZÜ

SARAYDÜZÜ

İl Merkezi'ne 105 km uzaklıktadır. 1938’li yıllarda Boyabat İlçesi'ne bağlı bir bucak olup ismi Kızıloğlan olan ilçe, 1957 yılında ismini Saraydüzü olarak değiştirmiş ve 20 Mayıs 1990 tarih ve 20523 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan 3644 sayılı kanunla da ilçe olmuştur.