TEKİRDAĞ

Tekirdağ şehrinin kuruluş tarihi yaklaşık M.Ö.6 binlere kadar iner. Şehir Trakların, daha sonra sırasıyla Perslerin, Romalıların ve Bizanslıların egemenliğinde kalmıştır. 1357 yılında şehir ve yöre Türkler tarafından fethedilerek ebediyen Türklerin hakimiyetine geçmiştir.
25-04-2012 00:03:24
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -
TEKİRDAĞ -

TEKİRDAĞ

Tekirdağ şehrinin kuruluş tarihi yaklaşık M.Ö.6 binlere kadar iner. Şehir Trakların, daha sonra sırasıyla Perslerin, Romalıların ve Bizanslıların egemenliğinde kalmıştır. 1357 yılında şehir ve yöre Türkler tarafından fethedilerek ebediyen Türklerin hakimiyetine geçmiştir.

Şehrin ilk adı Bisanthe (Barbaros) dir. Romalılar devrinde Rhadesthus, Bizans devrinde Rodosto idi. Türkler Tekirdağ’ı fethettikleri zaman adı Rodosçuk, daha sonra Osmanlılar döneminde Tekfurdağ olarak adlandırılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise şehir TEKİRDAĞ adını almıştır.

Tekirdağ, Osmanlı İmparatorluğu devrinde, devlet merkezi olan Edirne-İstanbul gibi iki önemli şehri arasında ve sefer yolları üzerinde bulunduğundan, hemen bütün padişahların geçit ve uğrak yeri olmuştur.

Tekirdağ şehri, fethinden sonra ilk kez 31 Ocak 1878–3 Mart 1878 tarihleri arasında Rusların, II. kez Balkan Savaşı’nda 15-21 Ekim 1912 tarihli Lüleburgaz Savaşı’nda Türk ordusu yenilince 13 Temmuz 1913 tarihine kadar Bulgarların işgalinde kalmıştır.

Şehir I. Dünya Savaşı’ndan sonra 20 Temmuz 1920 günü Yunan saldırısına uğrayarak işgal edilmiş, 13 Kasım 1922 tarihinde işgalden kurtarılmıştır.

20 Ocak 1921 tarihli ilk Teşkilatı Esasiye Kanununun “Türkiye, coğrafi durum ve ekonomik ilişkiler bakımından illere, iller ilçelere, ilçeler bucaklara ayrılmıştır.” Hükmü gereğince girişilen yeni örgütlenme sırasında Tekirdağ il olmuş, ancak Kurtuluş Savaşı’nın güçlükleri içinde örgüt hemen kurulamamış, Cumhuriyetin ilanından hemen önce 15 Ekim 1923 tarihinde il merkezi olmuştur.

Birçok tarihi olaylara sahne olan Tekirdağ için ATATÜRK’ ün özel bir yeri vardır. İlimize ilk defa I. Dünya Savaşı nedeniyle 2 Şubat 1915’te 19. Tümeni kurmak üzere gelmiştir. Daha sonra 23 Ağustos 1928 tarihinde Harf Devrimini başlatmak üzere ikinci kez şehre gelmiştir.

Tekirdağ il merkezinde bir merkez ilçe belediyesi, 4 belde (Banarlı, Barbaros, Karacakılavuz, Kumbağ) belediyesi bulunmaktadır. Merkez ilçeye 55 köy bağlıdır. İl merkezinin yüzölçümü 1.111 km² dir.

Merkez ilçe idari yönden 14 mahalle (Aydoğdu, Çınarlı, Zafer, Eskicami, Ortacami, Gündoğdu, Hürriyet, Yavuz, 100. Yıl, Altınova, Değirmenaltı, Ertuğrul, Turgut, Karadeniz) 4 belde (Banarlı, Karacakılavuz, Barbaros, Kumbağ) ve 55 köyden oluşmaktadır.

İstanbul iline 130 km uzaklıktadır. Şehrin güneyinde Marmara Denizi, doğusunda Marmara Ereğlisi, kuzeyinde Çorlu, kuzeybatısında Muratlı ve batısında Malkara ile çevrilidir.

Merkez ilçe topraklarında en önemli yükseltiyi Tekir Dağlar’ı oluşturur. Tekir Dağlar’ı, Kumbağ yöresinden başlayarak Marmara Denizi’ne paralel olarak uzanır. Bu dağların en büyük yükseltisi Ganos Dağı’dır. (945 m) Bu dağ aynı zamanda ilinde en yüksek tepesini oluşturur. Şehrin doğu kesiminde yükselti daha düşük olup burada geniş düzlükler vardır. Merkez ilçe topraklarının büyük bir bölümü geniş düzlükler ve alçak tepelerden oluşur.

Merkez ilçe doğal durumu, yağış miktarı ve toprak özellikleri nedeniyle büyük akarsulara sahip değildir. Küçük akarsuların yatakları da mevsimlere göre değişir. Yazın suları azalan, bazen tamamıyla kuruyan bu akarsuların suları kışın artar.

İlçenin sahip olduğu toprakların büyük bir kısmı tarıma elverişlidir. Orman örtüsü Tekir ve Ganos Dağlarının yüzeylerinde yer yer meşelikler bulunmaktadır. Ayrıca bazı kesimlerde az miktarda kızılağaç, karaağaç türlerine de rastlanmaktadır.

Merkez ilçenin Marmara kıyılarında Akdeniz iklimi egemendir. Kıyı şeridinde yazlar sıcak, kışlar ılıktır. Bununla birlikte Akdeniz bölgesi kıyılarından ayrı olarak kışın kar yağar. Bölgede zaman zaman esen soğuk kuzey rüzgarları ısının düşmesine neden olur. İç bölgelerde karasal iklim egemendir.

Merkez ilçe, kara ve denizyolu ulaşımının olduğu bir yerdir. Karayolu ulaşımı Tekirdağ kentinden batıya ve kuzeye yayılan 3 yoldan sağlanır. Bunlardan kuzeye çıkarak, Muratlı’dan geçen yol il merkezinin D-100 karayoluna bağlantısını sağlar. İlçenin İstanbul’a bağlantısını oluşturan kıyı (D-110) karayolu batıda Malkara - Keşan üzerinden İpsala’ya dek uzanır.

Yorumlar - 0

Yorum Yaz

Konum :

Galeri

ÇERKEZKÖY - Alt Konumlar

MERKEZ - TEKİRDAĞ

MERKEZ - TEKİRDAĞ

Tekirdağ, Türkiye’nin kuzeybatısında, Marmara denizinin kuzeyinde ve tamamı Trakya topraklarında yer alan 3 ilden biri olup, 6313 km2. yüzölçümüne sahiptir. 2000 yılı sayım sonuçlarına göre, Tekirdağ’ın nüfusu 623.591’dir. Türkiye geneline göre İlde nüfus artışı düşüktür. Esasen turistik özellikleri, ticari ve sanayi gelişime uygunluğu bakımından hızlı bir nüfus birikimine elverişlidir.

MARMARA EREĞLİSİ

MARMARA EREĞLİSİ

Gerek coğrafi konumu, gerekse Perinthos adında bulunan -nt- çift sessiz harfi dolayısıyla burada koloni kurulmazdan önce de yerleşimlerin olabileceği olasılığını ortaya koymaktadır. Perinthos ‘a çok yakın iki tarih öncesi yerleşmesinde, Kamaradere ve Toptepe Höyüğünde İ.Ö.4300 yıllarına tarihlenen buluntular bulunması bu savı arkeolojik olarak belgelemektedir.

ÇORLU

ÇORLU

Çorlu, tarihin çeşitli dönemlerinde Makedonya, Roma ve Bizans egemenliğinde kalmıştır. Zaman zaman Hun, Avar ve Peçenek akınlarına da maruz kalmıştır. Ayrıca İstanbul üzerine çeşitli seferler düzenleyen Arap ordularının istilasına da uğramıştır. Ortaçağda burada Bizans’ı korumak için kullanılan Thzolous (Trizallum) kale kentinin bulunması İstanbul yolu üzerinde yer alan Çorlu’ya askeri bir önem kazandırmıştır.

MALKARA

MALKARA

Tarihi kaynaklar Pers Kralı Kserkes (Kayhüsrev) zamanında Yunan şehirleri ile yapılan savaşlar (Pers savaşları) sırasında, Malkara’ya çok yakın olan Gürgen bayırı denilen yerde bir kalenin yapıldığı söylenmektedir. Bu kale civarında birçok yılan bulunduğundan, bu kaleye Farsça Margar ve Margaar adı verilmiştir. Malkara sözü, yılanlı mağara veya yılanlı kale anlamına gelmektedir.

ŞARKÖY

ŞARKÖY

Şarköy ilçesinin batısında Kızılcaterzi köyü Buruneren çiftliği ve Fener Karadutlar mevkii ile Sofuköy’de İ.Ö. 6000-3000 yıllarına ait yerleşmeler tesbit edilmiştir. Bu yerleşmelerde savaş ve günlük kullanım aracı olarak kullanılan taş baltaların üretildiği ortaya çıkarılmıştır.

SARAY

SARAY

Saray’ın eski bir yerleşme merkezi olduğu, Güneşkaya (Güneşli) mevkiindeki tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır. Tekirdağ ilindeki en eski yerleşme bölgelerinden Saray ilçesi sınırları içindeki Güneşkaya ve ve Güngörmez mağaralarında Paleolitik (Eski Taş Devri) ve Kalkolitik yerleşme izlerine rastlanmıştır.

MURATLI

MURATLI

Muratlı, İstanbul – Edirne ve Tekirdağ – Edirne hattı üzerinde önemli bir merkez olup eski sefer yolları arasında bir geçit yeri üzerindedir. Osmanlı hükümdarı l. Sultan Murat, sefer dönüşü bu bölgeden geçerken eski karayolu köprüsünün güneyinde ordugah kurmuş ve bu alanı çok beğenmiş.

HAYRABOLU

HAYRABOLU

Hayrabolu, Trakya’nın en eski kasabalarından biridir. Eski adı Chariupolis (Rüzgarlı şehir), bugünkü adının ise fetih sırasında ölen kale komutanı Hanripol’dan ya da “fethin hayrı boldur.” deyiminden geldiği ileri sürülmektedir. İlçe,tarih çağları boyunca Makedonyalıların, Hun, Avar, Peçenek, Bulgar gibi Türk boylarının akınlarına ve Roma Bizans imparatorluklarının idaresinde bulunmuştur.

ÇERKEZKÖY

ÇERKEZKÖY

Çerkezköy ilçesi, 1877 – 1878 Osmanlı – Rus savaşından sonra kurulmuş ve buraya Çerkezler yerleştirilmiştir. Çerkezler kısa süre sonra bölgeyi terk etmişler ve Bulgaristan’dan gelen göçmenler buraya yerleşerek bugünkü yerli halkı oluşturmuşlardır.